Suna nedir, Suna ne demek
- Erkek ördek

- Göl ördeği.
"Suna" ile ilgili cümle örnekleri
- "Uzatır boynunu arar eşini / Bir tek suna gördüm göl kenarında" - Karacaoğlan
Yerel Türkçe anlamı:
Boylu poslu genç kız; güzel kız
Uzun boylu, biçimli (kimse).
Yaprakları ince, maydanoza benzer bir bitki.
Erkek ördek.
1.Boyu bosu düzgün, ince, güzel ve yakışıklı kimse : Suna boylu. 2.Güzel ve sağlıklı hayvan.
Biyoloji'deki anlamı:
Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, göğsünde kırmızı bir kuşak bulunan, Türkiye'nin her tarafında, Kuzey Avrupa ve Orta Asya'da deniz ve tuzlu göl kenarlarında yaşayan göçmen bir tür. Hanım ördeği, al kuşaklı ördek.
Diğer sözlük anlamları:
Göl ördeği.
Suna isminin anlamı, Suna ne demek:
Kız ismi olarak; Bir tür yaban ördeği, erkek ördek. Boylu, güzel, yakışıklı.
İngilizce'de Suna ne demek? Suna ingilizcesi nedir?:
common shelduck, shele drake
Suna hakkında bilgiler
Suna (Tadorna tadorna), ördekgiller (Anatidae) familyasından 58-71 cm boyunda, 110-133 cm kanat açıklığında ait bir ördek türü.
Yaşam alanları, sulak alanlardır. Beyaz ağırlıklı gövdesi sayesinde kolayca tanınan iri bir ördektir. Başı koyu yeşil, göğüs kuşağı kızıl, gagası ve bacakları pembedir.
Suna ile ilgili Cümleler
- Söylediklerini destekleyecek herhangi bir kanıt sunabilir misin?
- Ressam resimlerini tuvalin üzerine yapar, müzisyenlerse sessizliğin üzerine. Biz müziği sunarız, siz ise sessizliği.
- Sana içecek bir şey sunabilir miyim?
- İnsanlar çalışmalarını sunarken daha enerjik olmalılar.
- Misafirlere ne sunabiliriz?
- Sunağa yakın diz çöken bir çocuk gördüm.
- Evcil hayvanlar sadece bize eşlik etmekten daha fazlasını sunar.
- Sana içecek bir şey sunabilirim.
Suna anlamı, tanımı:
Ördek : Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas).
Suna gibi : Suna boylu.
Suna boylu : İnce ve uzun boylu.
Aksuna : Basınçlanma.
Sunak : Tapınaklarda, üzerinde kurban kesilen, günlük yakılan, dinî tören yapılmış olan taş masa.
Erkek : Sperma oluşturan organizma. Sözüne güvenilir, mert. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Yetişkin adam, bay, er kişi. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Sert, kolay bükülmez.
Familya : Karı, eş. Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.
Kanat : Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Angıç. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Yan, taraf. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü.
Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Sulak : Suyu olan, suyu bol (yer). Kuşlar için su konulan küçük kap.
Beyaz : Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.
Göl : Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı.
Suna ördeği : Ana vatanı İngiliz adalarından, Fransa'nın batı sahillerine oradan Asya ve Çin'e kadar uzanan, göl ve nehir kıyılarındaki sazlıklarda yaşayan, dişileri 7-12 arasında krem- beyaz renkli yumurta yapan, erkeklerin gagalarının üzerinde kırmızı dişlerde ise beyaz renkte yumru bulunan, çiftler hâlinde yetiştirilen ördek ırkı.
Sunabilme : Sunabilmek işi.
Sunabilmek : Sunma imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "Ben bu dileğin altına bilmem kaç kuruşluk pul yapıştırtıp, binlerce yurttaşa parmak bastırtıp yirmi metre uzunluğunda bir dilek kâğıdı olarak size sunabilirdim." N. Hikmet.
Sunacak : Ekinleri kağnıya yüklemekte kullanılan ucu çatallı bir araç.
Sunah : Sulu yiyecekleri yemek için yufka ekmekten koparılarak kaşık biçimi verilen lokma :
Sunak tepeliği : (Mimarlık) Kiliselerde sunağın üstüne direklerle tutturulan kubbeli örtü.
Sunal : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Sunma, sunuş ile ilgili.
Sunalp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Güçlü, etkili yiğit.
Sunam : Sulu yiyecekleri yemek için yufka ekmekten koparılarak kaşık biçimi verilen lokma : Kurban. Şehit.
Sunamak : Kötü, etkin koku yayılmak, pis kokmak.
Diğer dillerde Suna anlamı nedir?
İngilizce'de Suna ne demek? : [Suna] n. drake
v. offer, put forward, hold forth, serve up, introduce, represent, bring in, confer, dish, dish up, emcee, exhibit, furnish, go over, go through, help smb. to smth., initiate, lay, lodge, pass in, prefer, present, proffer, put in, put to, put up
Rusça'da Suna : n. селезень (M), гусак (M)

Bu kısımda Suna nedir? Suna ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Suna tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Suna hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.