Sunbathed türkçesi Sunbathed nedir

Sunbathed ingilizcede ne demek, Sunbathed nerede nasıl kullanılır?

Sunbathe : Güneşlenmek. Güneş banyosu yapmak.

Sunbather : Üstsüz güneşlenen kadın. Güneş banyosu yapan.

Sunbathers : Güneş banyosu yapan. Üstsüz güneşlenen kadın.

Sunbathes : Güneşlenmek. Güneş banyosu yapmak.

Take a sunbath : Güneşlenmek.

Sunbaked : Güneşte kurutulmuş. Güneşte kurutulup sertleştirilmiş.

Sunbath : Güneşlenme. Güneş banyosu.

Sunbathing : Güneşlenmek. Güneş banyosu. Güneşlenme. Güneş banyosu yapmak.

Sunbaths : Güneş banyosu. Güneşlenme.

İngilizce Sunbathed Türkçe anlamı, Sunbathed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunbathed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bask : Tadını çıkarmak. Hoşlanmak. Mutlu olmak. Isınmak. Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak.

Sunned : Güneş. Güneş ışığı. Yıl (şiir). Güneşlendirmek. Güneşte kalmak. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşte bırakmak. Güneşletmek. Güneşe sermek.

Basked : Isınmak. Tadını çıkarmak. Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak. Hoşlanmak.

Apricate : Güneşte ısınmak.

Loafer : Boş gezen. Kaldırım mühendisi. Haylaz. Hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip. Aylaklık eden kimse. Aylak. Mokasen. İşsiz. Boş gezenin boş kalfası. Haylaz kimse.

 

Bum : Otlanmak. Otlakçılık yapmak. Boş gezenin boş kalfası. Otlakçılık etmek. Dilenci. Aylak aylak dolaşmak. Dilenmek. Anaforcu. Otlakçı. Aylaklık etmek.

Basks : Tadını çıkarmak. Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak. Hoşlanmak. Isınmak.

Do nothing : Tembel. Aylak. Haylaz. Hiçbir şey yapmamak. Hiçbir şey yapma.

Insolate : Güneş ışığına maruz bırakmak. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşlendirmek. Güneşe maruz bırakmak. Güneş altında tutmak. Güneşe koymak. Güneşte kalmak.

Sunbathed synonyms : sunbathe, parched, scorched, sunning, dry, layabout, sunbathes, sun, bask in the sun, sunbathing, sun oneself, baked, suns, adust, basking, idler.

Sunbathed zıt anlamlı kelimeler, Sunbathed kelime anlamı

Wet : İşemek. Islanmak. Yağmur. Islatmak. Islamak. Rutubet. Islaklık. -e işemek. Martavalcı. Kurumamış boya.

Stand : Durmak. Üçayak. Göğüs germek. Kalmak. Ismarlamak. Ayaklık. Ayağa kalkmak. Karşı koymak. Üstlenmek. Statif.

Sit : Poz vermek. Toplanmak. Kalmak (bir yerde). Olmak (imtihan). Tünemek. Yola getirmek. Sınava girmek. Oturmak. Kuluçkaya yatmak (tavuk). Tam oturmak.