Sunbed türkçesi Sunbed nedir

Sunbed ingilizcede ne demek, Sunbed nerede nasıl kullanılır?

Where can i rent a sunbed : Nereden bir şezlong kiralayabilirim.

Sunbeds : Şezlong. Güneşlenme yatağı.

Sunbeam : Güneş ışını.

Sunbeams : Güneş ışını.

Sunbelt : Virginia'dan güney kaliforniya'ya kadar uzanan abd'nin güney bölgesi. Abd'nin güney ve güneybatı bölgesi. Ortalamadan daha fazla güneş ışığı alan bölge. Güneş kuşağı.

Sunbathing : Güneşlenme. Güneş banyosu. Güneş banyosu yapmak. Güneşlenmek.

Sunbath : Güneş banyosu. Güneşlenme.

Sunbathed : Güneşlenmek. Güneş banyosu yapmak.

Sunbather : Üstsüz güneşlenen kadın. Güneş banyosu yapan.

Sunbathers : Üstsüz güneşlenen kadın. Güneş banyosu yapan.

İngilizce Sunbed Türkçe anlamı, Sunbed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Settees : Kanepe.

Astonied : Afallamış.

Lounge : Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Oyun gösterisine ara verildiğinde, seyircilerin dinlenmeleri için ayrılan yer. Yayılmak. Uzanmak. Tembelce uzanmak. Salon. Aylak aylak dolaşmak. Gezinek. İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü.

 

Settee : Kanepe.

Amazed : Şaşırmış. Hayret etmiş. Hayrete düşürülmüş. Şaşkın.

Loungers : Tembellik eden. Aylak kimse. Tembel. Tembelce yaşayan kimse. Televizyon koltuğu. Aylak. Yatar koltuk.

Astonished : Şaşırmış. Şaşırıp kalmış. Afallaşmış. Şaşkın. Afallamış. Şaşmış.

Suitable : Kip. İyi. Uygun. Olacak. Münasip. Uyan. Yerinde. Müsait. Denk. Elverişli.

Sunbed synonyms : astounded, deckchairs, chaise longue, chaise lounge, surprised, deckchair, sunlounger, deck chair, fit, sunbeds, beach chair, lounger, lounges, lounged.

Sunbed zıt anlamlı kelimeler, Sunbed kelime anlamı

Unfit : Sağlık açısından uygun olmayan. Uygun olmayan. Elverişsiz. Uygunsuz. Elverişsiz hale getirmek. Yetersiz yapmak. Uymaz. İşe yaramaz. Yetersiz. İşe yaramaz hale getirmek.

Unsurprised : Hayret etmemiş. Afallamamış. Şaşırmamış.