Sunsets türkçesi Sunsets nedir

  • Güneş battığı zaman.
  • Çöküş.
  • Güneş batımı.
  • Son.
  • Güneşin batışı.
  • Güneş batışı.
  • Gurup.
  • Gün batımı.
  • Akşam.
  • Güneş batması.
  • Günbatımı.

Sunsets ile ilgili cümleler

English: This is one of the most beautiful sunsets I've ever seen.
Turkish: Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel gün batımlarından biridir.

English: Jale loves sunsets.
Turkish: Jale gün batımını sever.

English: He loves sunsets.
Turkish: O gün batımlarını seviyor.

English: I love sunsets.
Turkish: Gün batımını seviyorum.

English: Ali loves sunsets.
Turkish: Ali gün batımlarını sever.

Sunsets ingilizcede ne demek, Sunsets nerede nasıl kullanılır?

Sunset colours : Akşam kızıllığı. Gün batarken ve battıktan sonra gözeriminin kızıl hali.

Sunset glow : Şafak. Akşam kızıllığı. Gün batarken ve battıktan sonra gözeriminin kızıl hali.

Sunset of life : Yaşamın son yılları.

Before sunset : Güneş batmadan önce. Günbatımından önce.

Early sunset : Günbatımı başlangıcı. Erken gün batımı.

Sunshine : Günışığı. Güneş ışığı. Gün. Güneş. Canım!. Neşe.

Suns : Güneşe sermek. Güneşlenmek. Güneşletmek. Güneşte kalmak. Güneş. Yıl (şiir). Güneşte bırakmak. Bir soyadı. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneş ışığı.

 

Sunshades : Güneş kırıcı. Güneş siperliği. Güneş şemsiyesi. Tente. Parasol. Şemsiye (yazlık). Güneşlik.

Sunshield : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güneşlik. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım.

Late sunset : Geç gün batımı. Günbatımı bitişi.

İngilizce Sunsets Türkçe anlamı, Sunsets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunsets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dark : İzbe. Gölge. Koyu. Belirsizlik. Çepel. Bilgisizlik. Siyaha yakın. Gizli. Esmer.

Decadence : Çökme. İnkıraz. Zeval. Yıkılış. Gerileme. Batma. Aşırı rahatına düşkünlük.

Crucial : Çapraz. Elzem. Mühim. Zor. Kritik. Haç. Ehemmiyetli. Can alıcı. Kesin.

Eve : Havva. Arefe günü. Arife gecesi. Kadın. Kadın ismi. Arife günü. Öngün. Arife.

Closure : Son verme. Kötü bir şeye son verme. Tartışmayı kesip oylamaya koyma. Oylamaya geçmek. Bitirme. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Kapanım. Kapanma. Kapama.

Sundowns : Gün batısı. Missouri eyaletinde yerleşim yeri.

Anti climax : Hayal kırıklığına uğratan sonuç. Kötü sonuç. Düş kırıklığı.

Evenfalls : Alacakaranlık.

Evening : Eşitleme. Akşamlık. Akşamki. Gün batması ile tam karanlık olması arasındaki zaman. Suare. Son bölüm. Son evreler.

Crackup : Çökme. Sinir krizi. Dağılma. Kaza. Ruhsal çöküş. Çarpışma. Yıkılma.

Sunsets synonyms : sunset, aftermath, breaking down, conclusory, cockshut, degenerateness, even, shadows, descent, concluding, night, darks, old, eventide, breakups, decadency, dew fall, crackups, breakup, sunburst, boundary, collapses, debacles, eves, sundown, conclusion, conclusions, conclusive, aftermaths, decay, afterbirth, hour, collapse.

 

Sunsets zıt anlamlı kelimeler, Sunsets kelime anlamı

New : Turfanda. Yeni. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Acemi. Gıcır. Değişik. Görülmemiş. Yeni olarak. Yaş. Yeni tarihli.

Sunrise : Gün doğumu. Güneş doğması. Gün doğmasj. Gündoğumu. Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık. Güneş doğuşu. Güneş'in gözerimi üstüne çıkması. Sabah. Güneşin doğması.