Superior to türkçesi Superior to nedir

  • -den üstün.
  • Daha üstün.
  • Daha iyi.

Superior to ile ilgili cümleler

English: His paper is superior to mine.
Turkish: Onun raporu benimkine göre üstündür.

English: He is superior to her in math.
Turkish: Matematikte ondan daha iyi.

English: The civilization of planet Arratellia is superior to Earth's.
Turkish: Arratellia gezegeni medeniyeti dünya'dan üstündür.

English: These products are superior to theirs.
Turkish: Bu ürünler onlarınkinden daha üstün.

English: His idea is superior to yours.
Turkish: Onun fikri seninkinden daha iyi.

Superior to ingilizcede ne demek, Superior to nerede nasıl kullanılır?

Superior : Daha kuvvetli. Amir. İlgisiz. Üst orun. Üstün kimse. Satırın üstüne basılmış. Üstün. Üst (rütbe). Üstteki.

To : Oranla. E. Ya. Kala. Arasında. İla. Kadar. -e göre. Ye. E doğru.

Superior board of disciplin : İl merkezlerinde milli eğitim yönetmeninin ya da görevlendireceği bir yönetmen yardımcısının başkanlığında, il merkezinde bulunan her türlü orta dereceli okulların yönetmenlerinden oluşan ve okullardan gönderilen disiplin kurulu kararlarını inceleyip onaylayan kurul. Üst disiplin kurulu.

Superior class : Üst düzey sınıf.

Superior commission of arbitrage : Bir iş kolunda çıkan ve birden daha çok ilde bulunan işyerlerini kapsayan toplu iş uyuşmazlıklarında işin bırakılması ya da işten çıkarma olaylarının yasaklandığı durumlarda ve il yargıcı kurulunca belirtilen temellere karşı durmalarda uyuşmazlığı çözümlemekle görevli ve son yargıyı vermekle yetkili kurul. Yüksek yargıcı kurulu.

 

Superior commission of conciliation : Başkakanın ya da görevlendireceği bir bakanın yönetiminde kurulan ve iş anlaşmazlıklarını çözümleyen kurul. Yüksek uzlaştırma kurulu.

İngilizce Superior to Türkçe anlamı, Superior to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superior to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Atop of : Üstün. Üstünde. Üstüne.

Preferable : Diğerlerine göre üstün. Daha uygun. Müreccah. Tercih edilir. Yeğrek. Tercih edilebilir. Yeğ. Yeğlenir.

Better : Daha iyi bir hale gelmek. İyileşmek. Islah etmek. Daha iyi yapmak. Gelişmek. Yakşırak. İlerletmek. Düzeltmek. Daha yakşı. İyisimi.

A cut above : -den daha yakşı. -den bir gömlek üstün. Bir gömlek üstün.

Atop : Üzerinde. Üstüne. Üzerine. Üstte. Üstünde. Tepede. Üstün.

All the better : Daha da iyi. İsabet. Çok daha iyi.

The better : Geliştirmek. İlerletmek. İyileştirmek. Daha iyi yapmak. Geçmek. Düzeltmek. Islah olmak. İyileşmek. Islah etmek.

Ahead of : İn önünde. İleride. -den iyi. Öncesinde. -in önünde. İlerisinde.

Better quality : Daha iyi kalite.