Superior vena cava türkçesi Superior vena cava nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Üst ana toplardamar.
  • Vücudun üst ya da ön bölgesine ait toplardamarların birleşerek meydana getirdiği ve yüreğin sağ kulakçığına kan taşıyan damar.

Superior vena cava ingilizcede ne demek, Superior vena cava nerede nasıl kullanılır?

Superior : Üstün. Üstteki. Üstünlük taslayan. Amir. Asil. Üst (rütbe). Üstün kimse. Satırın üstüne basılmış. Üst orun.

Vena : Domuzda ve sığırda, v. temporalis superficialis’ten üst göz kapağına giden toplardamar. Vena testikularis dekstra ve sinistra. Vena ovarika dekstra ve sinistra. Kedide v. lingualis’ten; domuz, koyun, keçi ve atgillerde v. sublingualis’ten; köpekte ve sığırda v. facialis’ten çıkan ve m. mylohyoideus’un alt yüzünde çeneye seyreden toplardamar. Toplardamar. Vena rekurrens ulnaris. V. axillaris'in alt yöndeki devamı, vena brakiyalis. Vena labiyalis dorsalis. Vena kollateralis mediya. Vena palpebralis superiyor lateralis.

Cava : İspanyol şampanyası. Şampanya ile aynı şekilde yapılan ispanya'da üretilen parlak beyaz şarap. Köpüklü ispanyol şarabı.

Vena cava : Ana toplardamarın üstü veya altı. (tıp veya medikal terimi) kalbin sağ kulakçığına kan taşıyan iki ana damardan herhangi biri. Ana toplardamar. Anatoplardamar.

Vena caval syndrome : Kalbe kan getiren üst toplardamarda, kranyal vena kava’da, çok sayıda kalp kurdunun bulunması sonucu oluşan hemolitik anemi, bilirubinüri, hemoglobinüri ve karaciğer yetmezliğiyle belirgin klinik belirtiler topluluğu, karaciğer yetmezliği sendromu, kava sendromu. Vena kava sendromu.

 

Posterior vena cava : Posteriyor vena cava. Vücudun arka bölgesinden, kanı yüreğe getiren toplardamar.

İngilizce Superior vena cava Türkçe anlamı, Superior vena cava eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superior vena cava ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli.

Superior vena cava synonyms : aardvarks, a cells, abiotic factor, abramis zone, a site, aardwolf.