Supernatant türkçesi Supernatant nedir

  • Suyun üstünde yüzen.
  • Santrifüj sonrası üstte kalan sıvı.
  • Üstte olan.
  • Üst faz.
  • Süzüntü.
  • Süpernatan.
  • Bir süspansiyonun santrafüj edildikten sonra ayrılan ve üstte kalan, çözünmeyen ve tortu oluşturan kısmı, süpernatan.
  • Yüzen.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yüzeyde yüzen.
  • Üstelti.
  • Üsteldi.
  • Santrifüjasyon ve presipitasyondan sonra üstte kalan sıvı kısım.
  • Süpernatant.

Supernatant ingilizcede ne demek, Supernatant nerede nasıl kullanılır?

Supernatural : Mucizevi. Doğaüstü. Doğaüstü şey. Olağanüstü. Tabiatüstü.

Supernatural ballad : Konusu doğaüstü varlık, güç, oluşum ve olaylar olan balad. bk. büyülü balad. Doğaüstü balad.

Supernatural being : Doğaüstü yaratık.

Supernaturalism : Doğaüstü olma. Doğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti. özdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum. Doğaüstücülük.

Supernaturalist : Doğaüstücü.

Supernaturalistic : Doğaüstü.

The supernatural : Doğaüstü olaylar.

Supernal : Yüksek. Göksel. Tanrısal.

İngilizce Supernatant Türkçe anlamı, Supernatant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supernatant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Waterborne : Deniz yoluyla taşınan. Su yoluyla taşınan. Gemiyle taşınan. Deniz yolu ile taşınan. Suda yüzen. Sudan geçen. İçme suyu ile geçen. Su yoluyla bulaşan. Suya iniş yapmış.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Floatiest : Suda batmayan. Yüzebilir. Çok hafif.

Buoyant : Yüzer. Neşeli. Yüksek (piyasa). Yüksek. Batmaz. Canlı. Su yüzeyinde kalan. Batmayan. Hareketli. Kaygısız.

Floatier : Çok hafif. Yüzebilir. Suda batmayan.

Permeates : İçine işlemek. Sızmak. Geçen. Sinmek. Nüfuz etmek. Yayılmak. Geçmek. Süzmek.

Swum : Taşmak. Dönmek. Yüzdürmek. Islatmak. Dolmak. Yüzmek.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Supernatant synonyms : abattoir, a band, abdominal ovariectomy, abaxial, liquid, abdominal fat necrosis, afloat, supported, abdominal distention, filtrate, a amplitude mod, natant, floating, floater, floaty, abdominal palpation, abdominal pain, permeate, a c syndrom, abdomen, a clay.

 

Supernatant zıt anlamlı kelimeler, Supernatant kelime anlamı

Unsupported : Doğrulanmış olmayan. Destekli olmayan. Desteklenmeyen. Desteklenmiyor. Doğrulanmamış. Desteksiz. Dayanağı olmayan. Arkası olmayan. Mesnetsiz.

Supernatant ingilizce tanımı, definition of Supernatant

Supernatant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Floating on the surface. Swimming above. As, oil supernatant on water.