Supervening türkçesi Supervening nedir
- İzlemek.
- Eklenmek.
- Hemen gelmek.
- Takip eden.
- Gelivermek.
- Sonra olmak.
- İzleyen.
Supervening ingilizcede ne demek, Supervening nerede nasıl kullanılır?
Supervene : Hemen gelmek. Eklenmek. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey). Sonra olmak. İzlemek. Gelivermek. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum sürerken başka bir şey). Arkasından gelmek.
Supervened : İzlemek. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey). Meydana gelmek (bir olay veya bir durum sürerken başka bir şey). Hemen gelmek. Gelivermek. Eklenmek. Sonra olmak.
Supervenes : Gelivermek. İzlemek. Hemen gelmek. Sonra olmak. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey). Eklenmek. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum sürerken başka bir şey).
Supervention : Mevcut bir hastalığa ilaveten başka bir hastalığın meydana gelmesi.
İngilizce Supervening Türkçe anlamı, Supervening eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supervening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Onlooking : Bakan. Tabaka.
Supervision : İdare. Kontrolörlük. Mesleğe yeni başlayan, yapımcının tam güvenini taşımayan ya da çok büyük bir yapıma girişen bir yönetmenin çalışmalarının güvenilir bir kimsece denetlenmesi. Denetim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kontrol. Denetleme. Gözetim. Nezaret. Teftiş.
Trailing : İncecik tütmek. Dökülmek (yorgunluktan). Sürünmek. Arka fren pabucu. Peşinden sürüklemek. Yer örtücü. Sürüklemek. Yerde uzamak (bitki).
Supervened : Meydana gelmek (bir olay veya bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey). Meydana gelmek (bir olay veya bir durum sürerken başka bir şey).
Fol : Müteakip. İzlenmiş. Takip edilmiş.
Happen upon : Rastgelmek. Tesadüf etmek. Buluşmak. Bulmak. Karşılaşmak. Rastlamak. Tesadüfen bulmak.
Oversight : Hata. Kusur. Bakım. Yönetim. Dalgınlık. Gözden kaçırma. Dikkatsizlik. Gözetim. Unutkanlık. Gaflet.
Dogging : Yakasını kurtaramamak. Toplum içinde yapılan seks. Birini yakından (genellikle ısrarla) takip etme. Uluorta seks. Takip etmek.
Pursuer : Davacı. Veznedar. Takipçi. Dava eden. Muhasebeci. Kovalayan kimse.
Supervening synonyms : invigilation, tailers, follow up, accrues, chases, sequents, subsequent, superintendence, chased, consequent, eye, eyeing, chase, blow in, dog, be added, follows, eying, pursuers, consequential, sequent, link, accrue, follow, shown up, followed, ensues, show up, tailer, supervene, supervenes, management, be with.

Bu kısımda Supervening kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supervening ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supervening anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supervening ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.