Surfacers türkçesi Surfacers nedir

  • Conta macunu.
  • Planya makinesi.
  • Taş yüzeyi silme makinesi.
  • Perdah makinesi.

Surfacers ingilizcede ne demek, Surfacers nerede nasıl kullanılır?

Surfacer : Perdah makinesi. Taş yüzeyi silme makinesi. Conta macunu. Planya makinesi.

Surface active : Yüzey aktif. Yüzeyetkin. Yüzey etkin. Sürfaktif.

Surface active agent : Yüzey aktif madde. Yüzeyetkin özdek. Yüzey etkin madde.

Surface active substances : Bir sıvının yüzey gerilimini azaltan deterjan, sürfektan gibi maddeler. tavuk yetiştiriciliğinde özellikle sekiz haftalıktan daha yaşlı piliçlerde büyümeyi hızlandırıcı etkisi dolayısıyla belirli koşullarda yemlere katılmasına izin verilmektedir. Yüzey etkin maddeler.

Surface analgesia : Yüzeysel anestezi. Yüzeysel analjezi.

Surface dose : Üst deri yüzeyinin belli bir noktasında soğrulan ışınım dozu. Yüzey dozu.

Surface chart : Yüzey grafik. Yüzey grafiği. Yüzey çizimi.

Surface contaminant : Yüzey bulaşkanı. Yüzey kirletici.

Surface defect : Yüzeysel kusur. Yüzey hatası. Yüzey yanlışlığı. Yüzey eksikliği. Yüzey kusuru.

Surface area : Yüzey ölçümü. Yüzey alanı. Yüzölçümü.

İngilizce Surfacers Türkçe anlamı, Surfacers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surfacers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Meniscus : Meniskus. Bir tarafı içbükey diğeri dışbükey mercek. Bir ince boru içindeki sıvı yüzeyinin kılcallık etkisi yüzünden çukurlaşması ya da tümsekleşmesi. Eklem menisküsü. Menisküs üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu. Menisküs. İçbükey biçim. Yarımay şeklinde mercek. Menisk.

Mitre : Gönye. Piskoposların giydiği uzun başlık. Piskoposluk tacı. Açıölçer. Şev gönye. Köşe. Gönyeburun.

Bound : Bağlı. Sektirmek. Sıçramak. Sınırlarını çizmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Zıplamak. Sekip geri gelmek. Kuşatmak. Sınırlamak. Kısıtlamak.

Vertical surface : Dik yüzey.

Skin : Yüzmek. Deri. Zar. Çıkarmak. Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur. Cezalandırmak. Cilt. Kabuğunu soymak. Kazıklamak. Derisini soymak.

Wave front : Hareket etiği yöne doğru dikey olan dalga. Dalga yüzü. Dalga cephesi. Dalganın, yayıldığı ortam içinde, aynı evrede salınan parçacıkların uşturdukları yüzey. Dalga sınırı.

Silver screen : Sinema. Film. Sinema perdesi.

Artefact : Eser. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapı. İnsan eliyle yapılan şey. Yapay olgu. Yapay doku. İnsan yapımı. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapaylık. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri.

Interior : İçerideki. İç yerler. İçten. Ülke içi. İçteki. İç kesim. İç. Dahili. İç dünya.

Side : Yandaki. Yön. Taraftar. Cephe. Taraf tutmak. Yanındaki. Yan. İkinci derecede. Taraf. Kenar.

 

Surfacers synonyms : mobius strip, gameboard, horizontal surface, spandril, level, calender, polishers, bounds, roof of the mouth, heavens, outside, artifact, planer, sphere, shaping machine, inside, klein bottle, work surface, interface, calenders, planing machine, spandrel, screen, plasterwork, wavefront, board, end, polisher, substrate, polishing machine, slotting machine, planers, substratum.

Surfacers zıt anlamlı kelimeler, Surfacers kelime anlamı

Inside : İçine. İçeri. İçeriye. İçinde. İçerisine. İç. İçte. İçerisi. İçerisinde. İç (taraf).

Outside : Dış. Dışında. Dışına. Den başka. Dış (taraf). Dış kısım. Dıştan. Ötesine. En fazla miktar. Dış taraf.

Surfacers antonyms : natural object.