Sweets türkçesi Sweets nedir

  • Tatlı.
  • Şekerleme.
  • Şekerler.
  • Şekerli yiyecekler.
  • Eğlencelik.
  • Tatlım veya şekerim.

Sweets ile ilgili cümleler

English: Too many sweets make you fat.
Turkish: Çok fazla tatlı sizi şişmanlatır.

English: Too many sweets cause your teeth to decay.
Turkish: Fazla şeker dişlerinde çürümeye sebep olur.

English: Japanese sweets are lower in calories than Western sweets.
Turkish: Japon şekerlemesi, Batı şekerlemesinden daha az kaloriye sahip.

English: Ali has cut down on sweets.
Turkish: Ali şekerli yiyecekleri azalttı.

English: Not being able to eat sweets is an extremely painful thing.
Turkish: Tatlı yiyememek oldukça acı verici bir şey.

Sweets ingilizcede ne demek, Sweets nerede nasıl kullanılır?

Festival of sweets : Şeker bayramı.

Sweetscented : Tatlı kokulu. Hoş kokulu. Mis kokan.

Sweetshop : Şekerci dükkanı. Pastane.

Sweetsop : Hintayvaağacı. Hintayvası meyve. Kaymakağacı.

Sweetsops : Hintayvası meyve. Hintayvaağacı. Kaymakağacı.

Meadowsweets : Kırsakızı. Erkeçsakalı. Keçisakalı. Ergeç sakalı. Erkeç sakalı. Kandul otu. Su rezenesi. Çayırmelikesi.

Bittersweets : Acıtatlı. Acı-tatlı. Hem hoşnutluk hem acı veren. Bir bitki türü. Yabaniyasemin. Yaban yasemini. Hem acı hem tatlı. İyi ve kötü. Hem acı hem tatlı olan.

 

Sweet cherry : Kiraz ağacı.

Sweet and sour : Tatlı ekşi. Şeker.

Sweet chesnut : Tatlı kestane.

İngilizce Sweets Türkçe anlamı, Sweets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sweets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sail : Havada süzülmek. Gemi ile yola çıkmak. Gemi ile yol almak. Yüzdürmek. Gururla hareket etmek. Seyretmek. Uçmak. Üzerinde seyretmek. Yelkenli. Yelken.

Confection : Şekerleme yapma. Bonbon. Konfeksiyon. Hazır giyim. Karışım hazırlama. İmal. Şeker. Hazırlama.

Blancmange : Kibar. Muhallebi. Yumuşak başlı. Paluze. Hafif (yemek). Pelte. Sütlü pelte.

Expanse : Geniş alan. Genişlik. Enginlik. Yayılma. Açılma.

Titbits : En iyi kısım. En iyi lokma. Güzel parça.

Cat nap : Kısa uyku. Kedi uykusu. Kısa mahkumiyet.

Delicious : Kaymak gibi. Nefis. Tadına doyulmayan. Lezzetli. Leziz. Güzel. Ağzına layık. Hoş.

Brittles : Gevrek. Nazik. Narin. İnce. Bonbon. Kolayca kırılan. Kırılgan. Hassas. Kıtır kıtır.

Comfits : Meyve şekerlemesi. Fındıklı şekerleme. Bonbon.

Darling : Ciğerpare. Sevgilim. Tonton. Sevgili. Canım. Şirin. Çekici. Tatlım. Sevilen. Sevimli.

Sweets synonyms : agreeable, blancmanges, bonbons, debonair, confectionary, brittle, candies, confectionery, comfit, butterscotch, catnaps, amiable, candy, move, dainties, beautiful, catnap, brush, affable, bonbon, dainty, confectioneries, tidbits, candying, confetto, caressing, appealing.

Sweets zıt anlamlı kelimeler, Sweets kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak.

Sour : Bozulmak. Süt kesilmek. Hayatı zehir olmak. Mayhoş. Huysuzlaşmak. Ekşi. Zehir olmak. Kesilmek. Surat asmak. Bozmak.

Sugarless : Şekersiz.

Sweets antonyms : tasteless.