Synapses türkçesi Synapses nedir

Synapses ingilizcede ne demek, Synapses nerede nasıl kullanılır?

Axoaxonic synapse : Aksoaksonik sinaps. Bir sinir hücresinin aksonuyla diğer sinir hücresinin aksonu arasında oluşan sinaps.

Chemical synapse : Kimyasal sinaps. Sinir uyarılarının, bir sinir hücresinden diğerine geçişinin kimyasal maddeyle olduğu sinapslar.

Electrical synapse : Elektriksel sinaps. Sinir uyarılarının, bir sinir hücresinden diğerine geçişinin doğrudan aksiyon potansiyeliyle gerçekleştiği sinapslar.

Excitatory synapse : Uyarıları postsinaptik sinir hücresine geçiren sinaps. Uyarıcı sinaps.

Neuroeffector synapse : Nöroefektör kavşak. Otonom sinir sistemi gangliyonlarından çıkan aksonlar ve motor sinirlerin efektör yapılarla oluşturdukları temas yerleri.

Synapsid skull : Sinapsit kafatası. Her bir yanında birer tane infratemporal delik bulunan kafatası.

Synapsis : Sinapsi. Sinir kavşağı. Sinapsis. Sinaps. Birlik. Yumaklaşım. Kromozomların birleşmesi. Mayozun profazında anadan ve babadan gelen homolog kromozom çiftlerinin geçici olarak birleşmesi. Kromozom birleşmesi.

Synapsis dendrodendritica : Bir sinir hücresinin dendritiyle diğer hücrenin dendriti arasındaki geçiş noktası. Sinapsis dendrodendritika. Uyarımların bir hücrenin dendritiyle diğer hücrenin dendriti arasında olan iletiler. Dendrodendritik sinapslar.

 

Synapse : Sinir kavşağı. Sinir hücrelerinin uzantılarının diğer sinir hücrelerinin akson, dendrit ya da gövdesi ile ya da epitel, kas ve bez hücreleri ile anatomik olarak temas yerleri. kimyasal sinapslarda impuls nörotransmitterlerle, elektrik şinapslarında presinaptik ve postsinaptik hücre zarlarındaki aralıklı birleşme yerleri aracılığı ile iletilir. Sinir sinyallerinin, bir sinir hücresinden diğer sinir hücresine iletildiği veya baskılandığı iki sinir hücresinin birbiriyle bağlantı kurduğu yer, kavşak, sinapsis. Sinir hücrelerinin uzantılarının diğer sinir hücrelerinin akson, dentrit ve gövdesile veya epitel, kas ve bez hücreleriyle anatomik olarak temas yerleri. Sinaps. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Synapsin : Nöronların aksonlarının ucunda, sinaptik keseciğin plazma zarına bağlanmasında görevli olan, keseciğin sitosol tarafında kümelenen, kesecik zar proteinlerinin %6 kadarını oluşturan, camp ve kalmoduline bağlı kinazların substrau olan bir fosfoprotein. Sinapsin.

İngilizce Synapses Türkçe anlamı, Synapses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synapses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Synapsis : Kromozom birleşmesi. Kromozomların birleşmesi. Yumaklaşım. Sinapsis. Birlik. Sinapsi. Mayozun profazında anadan ve babadan gelen homolog kromozom çiftlerinin geçici olarak birleşmesi.

Precis : Öz. Özetlemek. Hülasa. Özet. Hulasa. Hulasaözet.

Synapse : Sinir hücrelerinin uzantılarının diğer sinir hücrelerinin akson, dentrit ve gövdesile veya epitel, kas ve bez hücreleriyle anatomik olarak temas yerleri. Sinir sinyallerinin, bir sinir hücresinden diğer sinir hücresine iletildiği veya baskılandığı iki sinir hücresinin birbiriyle bağlantı kurduğu yer, kavşak, sinapsis. Sinir hücrelerinin uzantılarının diğer sinir hücrelerinin akson, dendrit ya da gövdesi ile ya da epitel, kas ve bez hücreleri ile anatomik olarak temas yerleri. kimyasal sinapslarda impuls nörotransmitterlerle, elektrik şinapslarında presinaptik ve postsinaptik hücre zarlarındaki aralıklı birleşme yerleri aracılığı ile iletilir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Apercu : Bakış. Hulasa. Nazar. Kavrama. Özet. Kısa özet.

Abstract : Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Çalmak. Çekmek. Çıkarmak. Genel. Soyut. Özetlemek. Almak. Özet çıkarmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Sum up : Araştırmak. Özetlemek gerekirse. Toplamak. Değerlendirmek. Toparlamak. Özetlemek. Özet çıkarmak. Kavramak. Hüküm vermek. Bilgi toplamak.

Outline : Dış çizgi. Bir oyunun konusunu kısaca anlatan, bu konu üzerinde aydınlatıcı noktaları gösteren kısa bilgi. Özetlemek. İskelet. Ana hatlarıyla belirtmek. Bir oyunun yazılmadan önce konusunu gösteren kısa bilgi. bir oyunun konusunu en kısa yoldan anlatan, oyunun konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan yazılı bilgi. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Taslak. Hulasa. Ana hat.

Leptotene : Mayoz bölünmesinin profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler halinde ortaya çıktığı erken evre. leptonema. Leptoten. Mayoz bölünmesinin profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler biçiminde ortaya çıktığı erken evre.

Brief : Dava özeti. Bilgilendirmek. Son talimatı vermek. Talimat. Gerekli bilgiyi vermek. Belge. Brifing yapmak. Özet. Don. Avukat tutma.

Epitome : Öz. Uzun bir kitabın, özü yitirilmeden kısaltılmış ya da özetlenmiş biçimi. Örnek. Özet. İdeal. Özetkitap. Somut örnek. Simge. Misal.

Synapses synonyms : biological process, organic process, summary.