Sığınak nedir, Sığınak ne demek

  • Yağmur, güneş veya çeşitli tehlikelerden korunmak için sığınılacak yer, melce
  • Kötülüklerden koruyan, sığınılan kimse veya şey.
  • Özellikle hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer.

Yerel Türkçe anlamı:

Av hayvanlarının sığındıkları sarp yerler, mağara.

Boz.

Değirmentaşı.

Bilimsel terim anlamı:

Devlerin, cinlerin, büyücülerin, alkarılarının giremeyeceklerine inanılan kutsal yerler; oda, ocak, eşik ve benzeri ev bölümleri; zararlı etkilerden korunmak amacıyla çizilmiş büyüsel değirmiler.

İngilizce'de Sığınak ne demek? Sığınak ingilizcesi nedir?:

asylum

Fransızca'da Sığınak ne demek?:

hospice

Osmanlıca Sığınak ne demek? Sığınak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

melce

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır şehri, Lice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Sığınak hakkında bilgiler

Sığınak, nükleer silahlar, konvansiyonel silahlar, biyolojik ve kimyevi harp maddelerinin tesirlerinden ve tabii afetlerden insanlarla, insanların yaşaması ve ülkenin savaş gücünün devamı için zaruri canlı ve cansız kıymetleri korumak maksadıyla inşa edilen korunma yerleridir.

Sığınaklar korunacak veya kullanacaklarının durumuna göre ikiye ayrılır.

Sığınaklar kullanma amaçlarına göre ikiye ayrılırlar.

 

Yapılacak metroların gerektiğinde genel sığınak olarak inşa edilmeleri esastır. Sinema, tiyatro, eğlence yeri, otopark, garaj, kapalı çarşı ve pasaj gibi yapı ve tesislerin yeraltında inşa edilmelerini teşvik için belediyelerce her türlü kolaylık sağlanması ve bunların gerektiğinde genel sığınak olarak kullanılması için gerekli tedbirlerin alınması zorunludur.

Sığınak ile ilgili Cümleler

  • Ali yağmurdan korunmak için sığınak aradı.
  • Yağmurdan dolayı sığınak aradılar.
  • İnsanlar kendilerini korumak için sığınaklar tasarladı.
  • Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.
  • Keçiler ıslanmayı sevmez, koyun ve diğer hayvanlardan daha çabuk sığınak ararlar.
  • O, yağmurdan dolayı sığınak aradı.

Sığınak tanımı, anlamı:

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Melce : Sığınak, barınak.

Hava : Çevreyi kuşatan boşluk. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Gökyüzü. Esinti. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.

 

Bombardıman : Bombalama. Topa tutma. Etkili bir biçimde ve sık olarak gündeme getirme, duyurma.

Nükleer : Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel.

Diğer dillerde Sığınak anlamı nedir?

İngilizce'de Sığınak ne demek? : n. shelter, refuge, bunker, air-raid shelter, asylum, burrow, cove, cover, covering, covert, cranny, creep, den, fastness, harbor, harbour [Brit.], haven, lair, repair, sanctuary, stronghold, tabernacle, tower

Fransızca'da Sığınak : refuge [le], abri [le], asile [le], havre [le]

Almanca'da Sığınak : n. Bunker, Freistatt, Unterkommen, Unterschlupf, Unterstand, Zuflucht

Rusça'da Sığınak : n. прибежище (N), кров (M), пристанище (N), убежище (N), бомбоубежище (N), укрытие (N)