Taç nedir, Taç ne demek

Taç; bir spor terimidir. kökeni arapça, ingilizce dillerine dayanır.

  • Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık
  • Genellikle göz düzeyinden yüksek mobilyaların üstlerindeki kabartmalı, oymalı, süslü bölüm.
  • Çiçeğin dıştan ikinci halkasında bulunan yaprakların hepsi.
  • Bazı tarikatlarda şeyhlerin giydikleri başlık.
  • Yan.
  • Gelinlerin başlarına takılan süs.

"Taç" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Tahtlar, taçlar artık tarihe karıştı."

Yerel Türkçe anlamı:

Fes, takke.

Sin başlarına konulan taş sütunların üst bölümü.

Çarpık (bacak)

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Tam Güneş tutulmasında görülen, Güneş tekerini saran gümüş renkli, parlak halka; Güneş gazyuvarının en dış katmanı.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: diştacı]

Taç isminin anlamı, Taç ne demek:

Kız ismi olarak; Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık. Gelinlerin başlarına takılan süs. Erkek ismi olarak; Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık. Gelinlerin başlarına takılan süs.

Bilimsel terim anlamı:

Genellikle göz düzeyinden yüksek mobilyaların üstlerindeki taşkın ve girinti çıkıntılarla süslü bölüm.

 

[Bakınız: yan dışı]

İngilizce'de Taç ne demek? Taç ingilizcesi nedir?:

solar corona

Osmanlıca Taç ne demek? Taç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

taç, tüveyç, iklîl

Taç hakkında bilgiler

Taç, özellikle monarşilerde hükümdar tarafından giyilen, genellikle gösterişli başlık.

Geleneksel olarak şu ifadeleri temsil eder: güç, meşruluk, ölümsüzlük, dürüstlük, zafer, yeniden dirilme, onur, ölümden sonra yaşam ve şeref.

Geleneksel biçimin dışında taç başka şeylerden de yapılabilir, örneğin, çiçekler, yıldızlar, meşe yaprakları veya dikenler. Taçların üzerinde genellikle değerli taşlar bulunur.

Sanatta taç, genellikle melekler tarafından insanlara verilirken tasvir edilir.

Taç ile ilgili Cümleler

  • Taç görüyorum.
  • Genç kızlar çiçeklerden taç yaptı.
  • Saçlarına yıldızlardan taç yapayım yar.
  • Kızlar çiçeklerden taç yaptı.
  • Dervişlik olaydı taç ile hırka, ben de alırdım otuza kırka.

Taç anlamı, kısaca tanımı:

Taç giymek : Kral veya kraliçe seçilmek. tahta çıkmak.

Taç beyit : Gazelin en güzel beyti, şah beyit.

Taç giyme töreni : Hükümdar olacak kimsenin başına tacını giydirerek hükümdarlığının resmen ilanı amacıyla düzenlenen tören.

Taç kapı : Büyük bir yapının görkemli biçimde süslenmiş girişi.

Taç yaprağı : Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri.

Taç yapraklı : Taç yaprakları olan.

Baş tacı : Çok sevilen kimse. Çok beğenilen şey.

Çiçek tacı : Çiçeklerin üreme organlarının çevresinde türlü renkte yaprakçıklardan oluşan ve böcekleri çeken organ, tüveyç.

Diş tacı : Dişlerin diş etlerinin dışında kalan bölümü.

 

Güneş tacı : Güneş atmosferinin yoğunluğu çok düşük ve çok sıcak en dış katmanı, korona.

Taç atışı : Futbolda taca çıkan topun, karşı takım oyuncusu tarafından elle baş üzerinden geçirilip arkadan öne doğru oyun alanına atılması, yan atışı.

Süs : Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs. Anlamı zenginleştiren edebiyat sanatı. Güzellik veren, güzelleştiren şey. Süsleme veya süslenme işi.

Bazı : Bazen. Birtakım, kimi.

Başlık : Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Başlık parası. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon.

Yan : Birlikte, beraberinde olma. Yer. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Bir tarafa yönelerek. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. İkinci derece olan. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Tali. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Üst. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan.

Taç bakımı : [Bakınız: taç tımarı]

Taç eterler : Eter gruplarının kendi oksijen atomları ile merkezdeki metal atomuna dimetilenlerle bağlı olduğu ve bu tür bileşiklerin kompleks ve şelat oluşturma özelliğine sahip olduğu ,bazı türlerinde dimetilenler yerine silisyum bağlantılarının girdiği ve eter gruplarının halkalı bir yapı oluşturduğu ve bu yapının taç biçiminde molekül şekline sahip olduklarından onlara bu adın verildiği moleküller.

Taç tımarı : taç bakımı

Taç yaprak : Çiçekli bitkilerde, göze hoş gelen değişik renklerde olan ve çiçeğin dıştan içe doğru ikinci halkasını oluşturan yapraklar. Petal.

Diğer dillerde Taç anlamı nedir?

İngilizce'de Taç ne demek? : [TAC] n. tap, plug; removal of bodily fluid (Medicine)

n. crown, diadem, coronet, circlet, touch

Fransızca'da Taç : couronne [la], diadème [le]; corolle [la]; touche [la]

Almanca'da Taç : n. Einwurf, Korona, Krone

Rusça'da Taç : n. корона (F), венец (M), венчик (M), хохолок (M)