Tabuing türkçesi Tabuing nedir

Tabuing ingilizcede ne demek, Tabuing nerede nasıl kullanılır?

Tabu : Memnu. Tabulaştırmak. Konuşulması yasak şey. Yasak. Dokunulmaz.

Tabued : Tabulaştırmak. Yasaklamak. Tabulaştırılmış.

Tabula : Kemiğin sert ve düz yüzeyi. Levha. Yassı bir kemik. Ufak masa. Eski zamanlara ait yazı tableti.

Tabula rasa : Yazısız levha. Boş sayfa. Üzerine yazılmamış levha. Bebeğin daha etkilenmemiş beyni. Bebeğin işlenmemiş beyni. Yok etme.

Tabular : Cetvel halinde düzenlenmiş. Masa şeklinde. Çizelgesel. Çizelge halinde. Masa gibi düz. Çizelge biçiminde. Üstü traşlanmış (taş). Yassı. Cetvele göre hesaplanmış. Masa biçiminde.

Tabulated form : Cetvel.

Tabularize : Tablo haline getirmek.

Tabular standard : Çizelge standardı. Fiyat standart tablosu. Fiyat listesi.

Tabulating : Cetvelleme. Çizelgeye geçirmek. Cetvel haline koymak. Çizelgeye geçirme.

Tabular matter : İş cetveli.

İngilizce Tabuing Türkçe anlamı, Tabuing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tabuing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drain : Suyunu çekmek. Dikmek. Dren. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Suyunu boşaltmak. Akaçlamak. Tüketmek. Suyu çekilmek. Akmak.

 

Bar : Taşıma çubuğu. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Dışında. Parmaklıklarla örtmek. Kapatmak ya da dışarıda bırakmak. Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Bar. Önünü kesmek. Menetmek. Hoşlanmamak.

Criminalised : Suça itilmiş. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı olarak duyurmak. Suçlu muamelesi yapmak. Suçlu ilan etmek. İllegal ilan etmek. Suçlu muamelesi görmüş. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Yasadışı yapmak.

Cannula : Sonda, kanül. Kanül. Vücuda bağlanan sıvı borusu. Kanül (sonda). Sonda. Bir damar, kanal veya boşluğa girmek için kullanılan içi boş tüp. Kannula.

Debar : Menetmek. Mahrum etmek. Mahrum bırakmak. Yoksun bırakmak. Engel olmak.

Criminalise : Suçlu muamelesi yapmak. Suçlu yaratmak. Mücrimleştirmek. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. İllegal ilan etmek. Suçlu ilan etmek. Yasadışı yapmak. Yasadışı olarak duyurmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize).

Hose : Akışkan iletmeye yarayan esnek boru. Hortum.

Coil : Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Bukle yapmak. Dolamak. Kangal. Bobin. Kangallanmak. Kangal yapmak. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Kangal etmek.

Barrel : Uçmak (argo terim). Hızlı gitmek. Fıçıya koymak. Çark. Atın karnı veya beli. Fıçılamak. Namlu. Taşıma çubuğu. Büyük miktar. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk.

 

Test tube : İçinde kimi kimya deneyleri yapılan dar, uzun, bir ucu kapalı cam boru. Eprüvet. Deneylikte kullanılan bir yanı kapalı ince çeperli cam boru. Laboratuvarda kullanılan, göre değişen boyutlarda, uzun, içi boş, silindir biçiminde, adi veya özel cam malzeme, tüp. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deney tüpü. Deney borusu.

Tabuing synonyms : capillary tubing, piping, well point, rat a tat, pipe, chromatography column, wellpoint, blow tube, pea shooter, pipage, ban, stem, stent, called off, rat a tat tat, capillary tube, column, debarred, venturi, mouthpiece, drinking straw, torpedo tube, cigarette holder, catheter, speaking tube, tabued, tabooed, anathematized, anathematize, tabooing, gun barrel, anathematise, inner tube.

Tabuing zıt anlamlı kelimeler, Tabuing kelime anlamı

Light : Aydınlık. Işık. Gerçekleşmek. Yanmak. Denk gelmek. İnmek. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Aydınlatmak. Işık tutmak. Işıldamak.

Dull : Fersiz. Soluk. Körletmek. Körelmek. Donuk. Duygusuzlaşmak. Körleşmek. Sersem. Matlaştırmak. Hafifletmek.