Tabued türkçesi Tabued nedir

Tabued ingilizcede ne demek, Tabued nerede nasıl kullanılır?

Tabu : Tabulaştırmak. Memnu. Dokunulmaz. Yasak. Konuşulması yasak şey.

Tabuing : Yasaklamak. Tabulaştırmak. Tabulaştırma.

Tabula : Kemiğin sert ve düz yüzeyi. Eski zamanlara ait yazı tableti. Yassı bir kemik. Ufak masa. Levha.

Tabula rasa : Üzerine yazılmamış levha. Yok etme. Bebeğin daha etkilenmemiş beyni. Bebeğin işlenmemiş beyni. Yazısız levha. Boş sayfa.

Tabular : Masa biçiminde. Çizelge halinde. Çizelgesel. Yassı. Üstü tıraşlanmış (taş). Masa gibi düz. Çizelge biçiminde. Cetvele göre hesaplanmış. Cetvel halinde düzenlenmiş. Masa şeklinde.

Tabulated : Tablolanmış. Çizelgeye geçirmek. Cetvel haline koymak.

Tabular matter : İş cetveli.

Tabulation : Cetvel haline getirme. Cetvel haline koyma. Tabloya dökme. Sayılara dönüştürülmüş ya da nicelleştirilmiş olan gözlemleri bir dizi ya da sıklık dağılımı oluşturacak biçimde anlamlı kesimler ya da kümeler içinde topluca gösterme. Cetvel şekline koyma. Çizelgeleme. Listeleme. Tablolama. Rakam tablosu. Çizelgeye geçirme.

Tabularly : Masa şeklinde.

Tabulated form : Cetvel.

İngilizce Tabued Türkçe anlamı, Tabued eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tabued ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Table of contents : İçerikler. Sayfa sırasına göre bir kitap veya broşürde yer alan konuları gösteren liste. Kitabın başında bulunan ve alfabetik dizin olmayan içindekiler. İçindekiler. İçindekiler listesi.

Censor : Sansür. Sansürden geçirmek. Denetleme işini gerçekleştirmek. Denetlemek. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Denetçi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleyici. Sansürlemek.

Call off : Uzak tutmak. Sona erdirmek. Söylemek. Son vermek. Durdurmak. Feshetmek. Geri çağırmak. İptal etmek. Yüksek sesle okumak.

Row : Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ağız kavgası. Gürültü yapmak. Atışma. Kürekle donatmak. Kıyameti koparmak. Münakaşa etmek. Sıra. Şamata. Kürekle yürütmek.

Anathematizing : Aforoz etmek. Afaroz etmek. Lanetlemek. Kiliseden aforoz etmek. Kınamak.

Tabooing : Tabulaştırma. Konuşulmasını yasaklamak.

Debarred : Engel olmak. Menetmek. Mahrum etmek. Mahrum edilmiş. Yoksun bırakmak. Yoksun bırakılmış.

Column : Basamak (matematik terimi). Basamak. Köşe. Köşe yazısı. Kuyruk. Kol. Sütun. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Dikeç. Kolon.

Called off : İptal etmek. Listeden yüksek sesle okumak. Yüksek sesle okumak. Sınırlamak. Durdurmak. Sona erdirmek. Söylemek. Son vermek. Feshetmek.

 

Anathematized : Afaroz etmek. Kiliseden aforoz etmek. Kınamak. Aforoz etmek. Lanetlemek.

Tabued synonyms : array, tabular array, statistical table, actuarial table, anathematise, bar, criminalising, taboo, quantitative, debar, contents, correlation table, tabu, criminalised, calendar, tabuing, file allocation table, clamp the lid on something, tabooed, ban, periodic table, anathematize, anathematizes, criminalise.

Tabued zıt anlamlı kelimeler, Tabued kelime anlamı

Qualitative : Nitelik. Bir nesnenin niteliğiyle ilgili olan. Niteleyici. Nitelikli. Kaliteye ait, niteliğe ilişkin olan. Niteliksel. Kalitatif. Dış görünüş, renk, tad, biçim gibi sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen özelliklere ilişkin. Nitel. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Real : Hakiki. Asıl. Samimi. Real (finlandiya terimi). Sahici. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sahiden. Harbi. Maddi. Gerçek.