Tainting türkçesi Tainting nedir

Tainting ingilizcede ne demek, Tainting nerede nasıl kullanılır?

Attainting : Yakalanmak. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Rezil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tutulmak. Lekelemek.

Certainties : Açıklık. Kesin olan şey. Belirli olma. Katiyet. Emniyet. Kesinlik. Kuşkusuzluk. Muhakkak. Belirlilik.

Uncertainties : Değişkenlik. Şüphe. Belirsizlik. Belirsizlikler. Tereddüd. Kararsızlık. Kesin olmama.

Free from taint : Kusursuz. Taptaze.

Taint : Leke sürmek. Zehirlemek. Bulaştırmak. Kusur. Hastalık bulaştırmak. Kötü koku vermek. Lekelemek. Bozmak (yemeği). Ayıp. Bozmak.

Tainted : Lekeli. Kokmuş. Bozuk. Lekelenmiş. Kusurlu.

Attaint : Ayıp. Leke. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Rezil etmek. Lekelemek. Tenzil etmek. Tutulmak. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Yakalanmak.

Tainton process : Tainton süreci.

Taintless : Saf. Tertemiz. İzsiz. Lekesiz. Kusursuz.

Attaintment : Hüküm. Vatandaşlık hakkını kaybetme durumu. İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Mülkiyet haklarını yitirme. Karar. Mülkiyet haklarını kaybetme.

 

İngilizce Tainting Türkçe anlamı, Tainting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tainting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Besmears : Pisletmek. Kirletmek. Bulamak. Karalamak.

Smell to high heaven : Ayyuka çıkmak. Bok gibi kokmak. Pis kokmak. İğrenç kokmak. Kötü kokmak. Berbat kokmak. Leş gibi kokmak.

Bust : Tutuklamak. Tartışmak. Mahvetmek. Rütbe indirmek. İflas etmek. Batmak. Kırmak. Vurmak. İflas ettirmek.

Practice : Uygulmak. Uygulama. İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları. Egzersiz. Denence(li). Gerçekleştirmek. Alıştırma yapmak. Pratik yapmak. Etmek.

Putrefy : Sasımak. Çürüyüp kokmak. Cerahat toplamak. Kokuşturmak. Çürümek. Kokmak. Çürütmek. Kokutmak.

Breakups : Dağılma. Parçalanma. Çöküş. Bozulmalar. Ayrılma.

Debauch : Doğru yoldan saptırmak. Azdırmak. Ayartmak. Sefahat. Kötü yola düşürmek. Baştan çıkartmak. Baştan çıkarmak. Geçersiz kılmak.

Toilet training : Bir çocuğa bebek bezi yerine tuvaleti kullanmayı öğretme. Tuvalet eğitimi.

Addles : Cılk. Şaşırtmak. Kokmak. Kafa karıştırmak. Kokuşturmak. Bozulmak (yum.). Çürütmek. Çürümek. Çürük.

Recitation : Kıraat. Nakletme. Sözlü yoklama. Ezberden okunacak parça. Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav. Ezberlenen parça. Ezberden okuma. Ezbere okuma. Anlatma.

 

Tainting synonyms : gram's stain, gram's procedure, skull practice, gram stain, practice session, athletic training, gram method, gram's method, came apart, besmeared, be corrupted, confusions, debauchedness, putrefies, skull session, schooling, blur, confusion, break, dyeing, busted, depraving, putrefied, debauching, discipline, besmearing, abolishes, break down, rotted, decay, asperse, grooming, rot.

Tainting zıt anlamlı kelimeler, Tainting kelime anlamı

Inactivity : Durgunluk. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Avarelik. Tembellik. Hareketsizlik. Etkisizlik.

Tainting antonyms : convergent thinking, divergent thinking.