Takan nedir, Takan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir şeyi sağlayacak ya da önleyecek yol, önlem.
Kilitsiz dolap.
Teknik terim anlamı:
Otobüs. (İlyaslı Uşak).
Takan ile ilgili Cümleler
- Havuçlar gözleriniz için iyidir. Siz hiç gözlük takan bir tavşan gördünüz mü?
- Ali kırmızı kravat takan adam.
- Maskeler takan iki adam bankayı soydu.
- Peruk takan herhangi biri rüzgarlı bir günde peruk takmaktan korkar.
- Şapka takan birini görmedim.
- Türkçe'nin dilgilbisine, kurallarına kafaya takanlar yalnızca başkalarında kusur ararlar. Önce kendilerine baksınlar.
- Havuç gözlerin için iyidir. Sen hiç gözlük takan tavşan gördün mü?
- Ali mavi kravat takan adam.
- Havuçlar gözlerin için iyidir. Sen hiç gözlük takan tavşan gördün mü?
- Şapka takan birini görmüyorum.
Takan tanımı, anlamı
Taka : Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz
Takana : Mutfak.
Takanlı : İçel kenti, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir bölge.
Takanmak : Dokunmak.
Takanak : Alacak. İlişki. Borç.
Kilitsiz : Kilidi olmayan. Kilitlenmemiş.
İlyaslı : Afyon ili, Şuhut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kayseri şehrinde, Yahyalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun ili, Bafra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Trabzon ilinde, Vakfıkebir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Uşak şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Otobüs : Yolcu taşıyan, motorlu büyük taşıt.
İlyas : Kutsal kitaplarda adı geçen, yağmurlara hükmeden İsrail Peygamberi. Mersin ağacı. Amasya şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Kilit : Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.
Dolap : Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.
İlya : Böğür, ilye.
Kili : Bağ ve bahçe duvarı. Tarla sınırı. Kabuksuz ceviz. Eşyanın ince, zayıf kısmı. Dört ölçek : Beş kili buğdayım var. Sonra.
Uşak : Çocuk. Erkek hizmetçi. Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek. Tayfa. Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.
Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
Diğer dillerde Tak polimeraz anlamı nedir?
İngilizce'de Tak polimeraz ne demek ? : taq polymerase

Bu kısımda Takan nedir? Takan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Takan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Takan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.