Take account türkçesi Take account nedir

  • Hesaba katmak.

Take account ile ilgili cümleler

English: Try to take account of everything before you make a decision.
Turkish: Karar vermeden önce her şeyi hesaba katmaya çalış.

English: You should take account of his mental condition.
Turkish: Onun ruhsal yapısını hesaba katman lazım.

English: You had better take account of his age.
Turkish: Yaşını dikkate alsan iyi olur.

Take account ingilizcede ne demek, Take account nerede nasıl kullanılır?

Take : Alınan taş. Pay. Tepki. Etkili olmak. Tutulan balık miktarı. Çevirmek. Avalanan hayvan miktarı. Götürmek. Çekim. Kabul edilmek.

Account : Yarar. Değer. Hesap. Saymak. Hesap vermek. Düşünmek. Pusula. Banka hesabı. Önem. Tanım.

Take account of : Gözden uzak tutmamak. İhtimale katmak. Dikkate almak. Olasılığını da düşünmek. Hesaba katmak.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Arka planda kalmak. Geri planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Köşesine çekilmek. Bir kenara çekilmek. Arka planda yer almak. Önemini yitirmek. Geri plana çekilmek. Kenara çekilmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

İngilizce Take account Türkçe anlamı, Take account eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take account ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Count : Değeri olmak. Kapsamak. Sayı. Göz önünde tutmak. İddialar. Önemseme. Sayılmak. Hesaba katma. Sayma.

Counted : Önemi olmak. Sayı saymak. Addedilmiş. Sayılmış. Addetmek. Sayılı. Varsaymak. Saymak. Sayılmak.

Allowing : Vermek. Fikrinde olmak. İmkan vermek. İndirim yapmak. Göz önüne almak. Koyvermek. Düşünmek. İtiraf etmek. Bırakmak.

Bear in mind : Derpiş etmek. Akılda tutmak. Hatırlamak. Aklında tutmak. Hatırda tutmak. Göz önünde bulundurmak. Göz önünde tutmak. Gözönünde bulundurmak. Zihinde tutmak.

Allow for : Süre tanımak. İmkan tanımak. Öngörmek. Göz önüne almak. Fırsat vermek. Olanak sağlamak. Biraz daha beklemek. Tolerans göstermek. Hesaba almak.

Keep in mind : Aklına kazımak. Unutma. Hatırda tutmak. Unutmamak. Akıldan çıkarmamak. Aklına yazmak. Hafızada tutmak. Dikkate almak. Akılda tutmak.

Bargain for : Hazırlanmak. Beklemek. Ummak.

Figure on : Hesap etmek. Göz önünde tutmak. Kestirmek. Ummak. Planlamak. Güvenmek.

Considers : Göz önünde bulundurmak. Göz önünde tutar. Saygı göstermek. Görmek. Fikrinde olmak. Dikkate almak. Göz önünde tutmak. Düşünmek. Addetmek. Saymak.

Count on : Beklemek. Kendinden saymak. Dayanmak. Güvenmek. Bel bağlamak. Güven duymak.

Take account synonyms : account for, count in, consider, allows, allowing for, allow.