Talaşmak nedir, Talaşmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Boğuşmak, kavga etmek.

Boğuşmak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: dalaşmak].

Talaşmak anlamı, tanımı

Tala : 1.Tarla. 2.Ormanların ortasındaki boş, ağaçsız yerler. 3.Dağ sırtlarındaki basamaklar. Ufak dalgacıklar. Bulut parçaları. Kırkılmış koyun, keçi. Dalgıç. Kumar oynayanlardan alınan kağıt yıpranma parası. Tarla

Talaş : Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü ve benzerleri araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar. 1.Mısır koçanlarının dış kabukları. 2.Durgun suların üstünde toplanan yosunlu katman. 3.Kamış. Şişman kişi : Talaş adam kendini çekemiyor. Üzüntü, kuruntu. Kabağın çekirdekli iç bölümü. Telaş, endişe. Gösteri alanını gösteri sırasında çabucak temizlemekte kullanılan talaş.

Boğuşmak : Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.

Dalaşmak : Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.

Boğuşma : Boğuşmak işi.

Dalaşma : Dalaşmak işi, dalaş.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

 

Dalaş : Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma.

Etme : Etmek işi.

Boğu : Deste, demet, tutam. Sofrabezi. Nişanlı kız tarafından erkeğe gönderilen hediye bohçası. Buhar, buğu.

Diğer dillerde Talaş kırıcı anlamı nedir?

Osmanlıca Talaş kırıcı : talaş kırıcı uç