Talk big türkçesi Talk big nedir

  • (böbür böbür) böbürlenmek.
  • Dem vurmak.
  • Büyük söylemek.
  • Atıp tutmak.
  • Yüksekten atmak.
  • [#övünme Övünmek].
  • Büyük konuşmak.
  • Büyük söz söylemek.
  • Mangalda kül bırakmamak.

Talk big ingilizcede ne demek, Talk big nerede nasıl kullanılır?

Talk : Görüşmek. Laf etmek. Söyleşi. Boş laf. Görüşme. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Konuşmak. Konuşma biçimi. Sohbet. Konuşma.

Big : Önemli. Popüler. İri. Ünlü. Kocaman. Büyük.

Talk a blue streak : Çenesi düşmek. Çok hızlı konuşmak. Çok konuşmak. Jet gibi konuşmak.

Talk a mile a minute : Çan çan etmek. Motor gibi konuşmak. Hızlı konuşmak.

Talk a period of time away : Belirli bir süreyi konuşarak geçirmek.

Talk about : Hakkında görüşmek. Söz etmek. Mevzubahis etmek. Bahsetmek. Dem vurmak. Yad etmek. Lafını etmek. -i konuşmak. Hakkında konuşmak.

İngilizce Talk big Türkçe anlamı, Talk big eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talk big ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exulting : İftihar etme. Çok sevinmek. Çok sevinme. Sevinçten havalara uçma. Sevinçten havalara uçmak. İftihar etmek. Bayram etme. Bir zafer sonrası coşma. Bayram etmek (argo terim).

Talk about : Bahsetmek. Yad etmek. Lafını etmek. -i konuşmak. Söz etmek. Hakkında konuşmak. Hakkında görüşmek. Mevzubahis etmek.

 

Precipitated : Atmak. Zamanından önce olan. Çöktürülmüş. Yoğunlaşıp yağmak. Hızlandırmak. Çökelmek. Çökelmiş. Çökeltmek. Yoğunlaşmak (yağış).

Draw the longbow : Bir olayı süslemek. Abartmak. Atmak. Gerçek sınırını aşmak. Palavra sıkmak. Bol keseden sallamak. Uydurmak. Hikaye (masal) anlatmak.

Hector : Sindirmek. (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak. Taciz etmek. Yıldırmak. Minnesota eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kabadayılık etmek. Kabadayı.

Hold forth : Nutuk çekmek. Öne sürmek. İleri sürmek. Sunmak. Söylev vermek. Nutuk atmak. Nutuk söylemek. Uzun uzadıya konuşmak. Teklif etmek.

Exulted : Bir zafer sonrası coşmuş. Çok sevinmiş. İftihar etmek. Bayram etmek (argo terim). Sevinçten havalara uçmuş. Çok sevinmek. İftihar etmiş. Övünen. Bayram etmiş.

Hectored : (birisini) sindirmek. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kabadayılık etmek. Kabadayı. Minnesota eyaletinde şehir. Sindirmek. Gözünü korkutmak.

Prated : Tıraşlamak. Boş konuşmak. Gevezelik etmek. Gereksiz konuşma. Gevezelik.

Talk big synonyms : boast of, rant, blow hard, rants, brags, talk at random about, boasted, draw the long bow, prate, ranting, vaunt, precipitate, be proud, ranted, exult, hectoring, prating, gasses, hectors, brag, boasts, talk large, crowed, blusters, criticise, criticises, talk pretentiously about, talk wild about, gasconade, brag about, crow, blustered, bragged.