Tamponage türkçesi Tamponage nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hidrojen iyon yoğunluğunu sabit tutma işlemi. doğrudan doğruya yara üzerine steril gazlı bez, onun üzerine de pamuk koyup bir sargıyla sıkıca sarmakla yapılan kanama durdurma işlemi.
  • Tamponlama.
  • Tampon yerleştirme.

Tamponage ingilizcede ne demek, Tamponage nerede nasıl kullanılır?

Tamponade : Tamponad.

Vaginal tampon : Vajinadaki oluşan kanamaları durdurmak için kullanılan tampon. Vajinal tampon.

Tampon : Tıpa. Tıkamak. Tıkaç. Tampon. Tamponlamak. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Tampon koymak.

Tamponed : Tampon ile tıkanmış.

Tampons : Tampon koymak. Tıkamak. Tamponlamak. Tıpa. Tıkaç. Tampon.

İngilizce Tamponage Türkçe anlamı, Tamponage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tamponage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Cushioning : Yastıklamak. Minder koymak. Tampon yapmak. Yastıkla besleme. Yastıklama. Yastık koymak. Topu banda çarptırmak. Etkisini azaltmak.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Batın. Abdomen.

Tamponade : Tamponad.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Obstruction : Tıkama. Karşı takım oyuncusunun önüne geçerek onun serbestçe devinimine engel olma. Blokaj. Set. Arıza. Tıkanma, tıkama, tıkanıklık, mani, engel. Karşı gelme. Obstrüksiyon. Tıkanma, kapanma, engel, tıkanıklık. Engel olma.

Blockage : Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Blokaj. Tıkanıklık. Abluka. Tıkanma. Durdurum. Tıkayıcı şey. Tıkama. Muhasara.

Tamponage synonyms : cardiac tamponade, a band, abdominal distention, a clay, abdominal palpation, abdominal pain, buffering, abaxial, a c syndrom, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, abamectin.