Tarazlanmak nedir, Tarazlanmak ne demek
- Kumaşın üzeri tel tel ipliklerle kaplanmak, iplikleri kabarmak.
- Çatallaşmak

- Deri pütür pütür olmak.
- Saç dağınık, karışık olmak, tel tel kabarmak.
"Tarazlanmak" ile ilgili cümle
- "Oğlan oradaysa sesim titrer, tarazlanır, bir garip çıkardı." - E. Işınsu
Yerel Türkçe anlamı:
Taranmış gibi yol yol olmak.
Dağılmak.
Kumaş eskiyerek atkısı seyrekleşmek.
Tarazlanmak anlamı, kısaca tanımı:
Taraz : İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik.
Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.
İplik : Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri.
Kaplanmak : Kaplama işi yapılmak.
Kabarmak : Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak. Şişmek, genişlemek. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Niceliği artmak, büyümek. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Böbürlenmek, gururlanmak. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak.
Dağınık : Düşüncelerini toparlayamayan. Hoş görünmeyen, uyumsuz. Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık.
Karışık : Dolu. Saf olmayan. Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Karışmış. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
Deri : Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Bu tabakadan yapılmış. Toplantı, düğün. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten.
Pütür : Küçük kabarcık.
Olmak : Uymak, tam gelmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Sürdürmek, yürütmek. Geçmek, tamamlanmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yol açmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sarhoş olmak.
Çatallaşmak : İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.
Diğer dillerde Tarazlanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Tarazlanmak ne demek? : to fray
Fransızca'da Tarazlanmak : s'érailler
Almanca'da Tarazlanmak : v. fuseln, fusseln

Bu kısımda Tarazlanmak nedir? Tarazlanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tarazlanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tarazlanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.