Tassels türkçesi Tassels nedir

  • Püskülleşmek.
  • Püskül.
  • Püsküllerle süslemek.
  • Püsküllerini yolmak (mısır).

Tassels ingilizcede ne demek, Tassels nerede nasıl kullanılır?

Tassel : Püsküllerle süslemek. Püsküllerini yolmak (mısır). Püskülleşmek. Püskül.

Tasseled : Püskülleri yolunmuş (mısır). Püsküllerle süslenmiş. Püsküllü.

Tasseling : Püskülleşmek. Püskülleşme. Püsküllerle süslemek. Püsküllerini yolma (mısır). Püsküllenme. Püsküllerini yolmak (mısır). Püsküllerle süsleme.

Tasselled : Püskülleşmek. Püsküllerle süslemek. Püsküllerle süslenmiş. Püskülleri yolunmuş (mısır). Püsküllü. Püsküllerini yolmak (mısır).

Tasselling : Püsküllerle süsleme. Püsküllerle süslemek. Püsküllerini yolma (mısır). Püskülleşme. Püskülleşmek. Püsküllenme. Püsküllerini yolmak (mısır).

Hyperpotassemia : Hiperkalemi. Hiperpotasemi. Kanda potasyum miktarının aşırı artması.

Tass : Sovyet telegrafik istihbarat servisi. Bir yudum.

Demitasses : Kahve içmek için kullanılan ufak fincan. Küçük kahve fincanı. Ufak kahve fincanı.

Potassic : Potasyum içeren.

Tasset : Zırhlarda bacakların üst kısımlarını koruyan plakalar.

İngilizce Tassels Türkçe anlamı, Tassels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tassels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Thrum : İplik saçağı. Saçak. Parmaklarıyla trampet çalmak. Tıngırdatmak. İplik döküntüsü. Saçak yapmak. Saçak takmak. Acemice çalmak. Patırdatmak.

Mark : Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Marka. Damgalamak. İz bırakmak. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. Göstermek. Marke etmek. Etiket. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. İz.

Grade : Rütbe. Derece. Yokuş. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Eğim. Düzeltmek. Pille. Aşama. Kademe. Not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup).

Hoi polloi : Yaygara. Gürültü. Ayak takımı. Ayaktakımı. Avam. Velvele.

Measure : Karşılaştırmak. Derece. Ölçme jüyesi. Nispet. Süzmek. Tedbir. Dikkatle bakmak. Ölçüsünü almak. Tartmak. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer.

Beard : Meydan okumak. Sakalından tutmak. Karşı gelmek. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Sakal. Kılçık. Başak dikeni. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız.

Grouping : Öbekleme. Gruplama. Toplanma. Türkümleme. Toplama. Gruplara ayırma. Gruplaşma. Kümeleme. Kümelendirme.

Temporalty : Laikler. Dünyevi varlıklar. Kilisenin dünyevi mülkleri. Papaz dışındaki halk. Rahip sınıfından olmayanlar.

 

Pass judgment : Hüküm vermek.

Pompon : Toparlak püskül. Ponpon. Yıldızçiçeği türünden çiçek.

Tassels synonyms : group, evaluate, followers, tasselling, valuate, people, laity, audience, score, standardise, coma, bearding, appraise, the great unwashed, beards, thrummed, value, fringe, reevaluate, fringes, lacinia, censor, standardize, comas, tasselled, thrumming, mass, tags, tasseling, following, praise, tag, tassel.

Tassels zıt anlamlı kelimeler, Tassels kelime anlamı

Criticize : Eleştiri getirmek. Eleştirmek. Eleştiri yöneltmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kusur bulmak. Tenkit etmek. Yermek. Ayıplamak. Kritik etmek. Kritiğini yapmak.

Clergy : Rahipler sınıfı. Rahip. Rahipler. Rahip sınıfı. Ruhban. Papazlar. Ruhban sınıfı.