Teklemek nedir, Teklemek ne demek

"Teklemek" ile ilgili cümle

  • "Mısırları tekledi."
  • "Motor tekliyor."

Yerel Türkçe anlamı:

Tabanca bozulup tutukluk yapması : Tekleyen tabancayı beline takma.

İşler düzgün gitmemek.

1.Bırakmak, terk etmek. 2.Değmek, dokunmak. 3.Gözüne ilişmek.

Mısır, pancar gibi bitkileri seyrekleştirmek.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

(Argo) Her tür oyunda, rolünü şaşırıp duraksamak.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Orta oyunu ve Tulûat tiyatrosunda, genellikle her çeşit tiyatroda, rolünü şaşırıp duraklamaya denir.

Teklemek anlamı, tanımı:

Fide : Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.

Seyrekleştirmek : Seyrek duruma getirmek, aralamak, seyreltmek.

Motor : Motosiklet. Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Akaryakıtla işleyen deniz aracı.

Piston : Kayırıcı. Bazı araçlarda, motorlarda bir silindir içinde düzenli hareket eden daha küçük çaplı silindir, itenek.

Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Çalışmak işi, emek, say. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.

 

Tabanca : Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç. Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah.

Tutukluk : Tutuk olma durumu, konuşma korkusu. Düzgün işlememe durumu.

Sık : Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak. Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Çok bulunan, çok rastlanan.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Yapmak : Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Üretmek. Olmasına yol açmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Evlendirmek. Davranmak, hareket etmek. Olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Edinmek, sahip olmak. Yol almak. Gerçekleştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Dışkı çıkarmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Bir durum yaratmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Onarmak, tamir etmek. Salgılamak, çıkarmak.

Kalp : Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. İşe yaramaz, tembel. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Duygu, his. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Düzme, sahte, geçmez (para).

 

Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

Kekelemek : Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak. Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak.

Diğer dillerde Teklemek anlamı nedir?

İngilizce'de Teklemek ne demek? : v. misfire, stutter, knock, act up, hesitate, kick, skip

Fransızca'da Teklemek : cafouiller

Almanca'da Teklemek : aussetzen; verinzeln; verziehen

Rusça'da Teklemek : v. разрежать