Televisions türkçesi Televisions nedir
- Televizyon.
- Televizyon seti.
- Sınalgı.
Televisions ile ilgili cümleler
English: Nowadays, almost every home has one or two televisions.
Turkish: Şimdilerde neredeyse her evde bir ya da iki televizyon var.
English: Televisions with vacuum tubes are regarded as being behind the times.
Turkish: Tüplü televizyonlar modası geçmiş olarak görülüyor.
English: This company manufactures televisions.
Turkish: Bu firma, televizyon üretiyor.
Televisions ingilizcede ne demek, Televisions nerede nasıl kullanılır?
Television act : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon yasası. Bir ülkedeki televizyon çalışmalarını ya da bu çalışmaların yalnız bir bölümünü düzene bağlamak amacıyla çıkarılmış yasa.
Television announcer : Televizyon spikeri.
Television antenna : Televizyon anteni. Sınalgı sırgavılı.
Television audio : Televizyon sesi.
Television band : Televizyon bandı. Sınalgı bandı.
Television cable : Sınalgı kablosu. Televizyon kablosu.
Television channels : Televizyon kanalı.
Television camera : Televizyon kamerası. Alıcı. Sınalgı kamerası. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Television commercial : Televizyon reklamı.
Television broadcasting : Sınalgı yayını. Televizyon yayını. Televizyon yayıncılığı.
İngilizce Televisions Türkçe anlamı, Televisions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Televisions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Telecasting : Televizyonda yayınlamak. Televizyon yayını. Televizyonda yayınlama. Yayınlamak.
Colour television : Renkli sınalgı. Renkli televizyon.
Cable television : Kablolu sınalgı. Kablolu tv. Kablolu televizyon.
Tubes : Tüp. Tünel. İç lastik. Tüpler. Boru. Katot lambası. Borular. Metro.
Tv set : Televizyon takımı.
Television receiver : Sınalgı alıcısı. Televizyon alıcısı.
Broadcasting : Radyo veya televizyon. Yayın (radyo ve televizyon terimi). Yayın. Televizyonculuk. Yayınlama. Ünalgı veya sınalgı ile yayın yapma. Yayıncılık. Radyo veya televizyon yayını ile ilgili. Yayımlama.
Tv : Travesti. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Video : Video filmi. Video. Görüntü. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Ekran. Video terminal. Sın. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Video kaset.
High definition television : Hdtv. Görüntüsü net televizyon. Daha iyi görüntü kalitesi sağlayan yeni televizyon teknolojisi. Yüksek tanımlı televizyon. Yüksek çözünürlüklü televizyon.
Televisions synonyms : color television system, telecommunication equipment, cable television service, telecom equipment, satellite tv, colour television system, colour tv, telecom system, goggle box, video equipment, idiot box, the tube, television transmitter, boob tube, hdtv, crt, cable system, cathode ray tube, tellies, telecommunication system, color television, closed circuit television, broadcast television, small screen, tele, sound, television, television system, television set, satellite television, telly, monitor, boxes.

Bu kısımda Televisions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Televisions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Televisions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Televisions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.