Tendencies türkçesi Tendencies nedir

Tendencies ile ilgili cümleler

English: Ali has never exhibited any violent tendencies.
Turkish: Ali herhangi bir şiddet eğilimi sergilemedi.

Tendencies ingilizcede ne demek, Tendencies nerede nasıl kullanılır?

Has homosexual tendencies : Eşcinsel eğilimleri var. Eşcinsel eğilimleri olduğu düşünülür. Aynı cins mensupları tarafından cezbedilme.

Tendency : Yüz tutma. Eğilim. Yönelim. Meyil. Meyletme. Bireyin belli bir görüş, kanı, tutum ve davranışa olan yatkınlığı; yetenek ve beceri kazandıran bir ilgi alanına olan yakınlığı. Yönseme. Eğilin. Çalma (maviye vb). Trend.

Barometric tendency : Barometrik temayül. Barometrik tandans.

Central tendency : Bir sıklık dağılımının ortalama özelliklerini yansıtan ve çeşitli ortalama değerleriyle gösterilen sayısal değer. Ana eğilim. Merkezi eğitim. Ortalama, ortanca, mod gibi bir sıklık dağılımını gösteren puan. bir dağılımdaki gözlem ya da deneklerin, mutlak değer ya da yineleniş oranına göre bir noktada toplanma eğilimi. Bir toplumsal kümenin ya da bir olgular yığınının temel, ortalama ya da ortaklaşa özelliği. Odaksal eğilim. Merkezi eğilim. Ortaç eğilim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Central tendency measures : Merkezi eğilim ölçüleri.

 

Chief superintendent : Başkomiser. En yüksek rütbeli polis memuru. Baş müfettiş.

Tendentious : Meyilli. Amacı olan. Taraf tutan. Taraflı. Yanlı.

Sidewalk superintendent : Yolda yürürüken durup inşaat çalışmalarını veya yıkım işlemlerini seyreden yaya. Kaldırım mühendisi. Sokak serserisi.

Superintendence document : Ülke ekonomisine yönelik dış ticaret kaynaklı bir risk ortaya çıktığında, dışalım ve dışsatımı gözetim altında tutmak amacıyla yetkili kuruluş veya kuruluşlar tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen belge. Gözetim belgesi.

Measures of central tendency : Veri dağılımının nerede toplandığını gösteren aritmetik ortalama, geometrik ortalama, harmonik ortalama, tepe değeri ve ortanca gibi ölçüler. Merkezi eğilim ölçüleri. Merkeze eğilim ölçüleri.

İngilizce Tendencies Türkçe anlamı, Tendencies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tendencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Benting : Bükük. Bükülmüş. Çok istemek. Çimenlik. Eğim. Kır. Azmetmek. Yetenek.

Declination : Zayıflama. Yatma. Azalma. Eğim. Yokuş. Düşme. Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi. Sukut.

Tendentious : Yanlı. Taraf tutan. Amacı olan. Taraflı. Meyilli.

Grade : Derece. (mal) tasnif etmek. Derecelere ayırmak. Bir basamaklar düzenini oluşturan sıracalardan her biri. Derecelendirmek. Kademe. Derecelendirme yapmak. Rütbe. Pille.

 

Device : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Aparat. Nisan. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Resim. İstek. İstence. Cihaz. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak.

Aptness : Zekilik. Kabiliyet. Uygunluk. Münasiplik. Çabuk kavrama. Yatkınlık. Yetenek. Yerindelik.

Devexity : İniş. Bayır. Yokuş.

Inclination : Eğiklik. Yatkınlık. Eğim açısı. Eğinim. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Beğeni. Bir düzlemin yatayla yaptığı açısının teğetliği (tanjanlı). bir eğrinin türevinim belirli bir noktada aldığı değer. Bireyin edinimleri sonucu kazandığı tutum ve davranış yatkınlığı.

Partizan : Taraflı. Çeteci. Taraftarlık. Yandaş. Taraftar. Fırkacı. Partici. Gerilla. Tarafgir.

Partisan : Taraftarlık. Fırkacı. Partizan. Partici. Taraftar. Tarafgir. Yandaş. Taraflı. Çeteci. Gerilla.

Tendencies synonyms : devices, tendency, bias, gravitations, desiring, fondness, gradient, disposition, affection, affinity, inclinations, aptitude, declivity, bents, aptitudes, bent, declivities, declinations, currents.

Tendencies zıt anlamlı kelimeler, Tendencies kelime anlamı

Nonpartisan : Partiye bağlı olmayan. Parti tutmayan. Yansız. Bir partiye bağlı olmayan. Tarafsız. Partizan olmayan.