Tentative türkçesi Tentative nedir

  • Deneme ve tecrübe nevinden.
  • Deneme olarak yapılan.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Deneme olarak.
  • Kesin olmayan.
  • Deneme niteliğinde.
  • Deneysel.
  • Öneri niteliğinde.
  • Tereddüdlü.
  • Tecrübe.
  • Deneme.
  • Geçici veya belirsiz.
  • Deneyim.
  • Belli belirsiz.
  • Geçici.

Tentative ile ilgili cümleler

English: Ali knocked tentatively on the door.
Turkish: Ali kapıyı çekinerek çaldı.

English: I've made a tentative deal with Tom.
Turkish: Tom'la geçici bir anlaşma yaptım.

English: I have a tentative schedule.
Turkish: Geçici bir programım var.

English: Ali tentatively opened the door.
Turkish: Ali kapıyı çekinerek açtı.

Tentative ingilizcede ne demek, Tentative nerede nasıl kullanılır?

Tentative plan : Taslak plan.

Tentatively : Tereddütle. Çekinerek. Geçici olarak. Deneme olarak.

Tentativeness : Geçicilik. Belirsizlik.

Tentation : Suça eğilim. Suça meyillenme.

Ostentation : Alayiş. Caka. Hava. Gereksiz gösteriş. Azamet. Gösteriş. Çalım. Şatafat.

Unostentatious : Dikkati çekmeyen. Gösterişsiz.

Potentates : Nüfuzlu kimse. Mutlak hükümdar. Büyük yetki sahibi. Otorite. Kral. Hükümdar.

Potentate : Hükümdar.

Sustentation : Tutma. Besin. Geçindirme. Besleme. Nafaka. Yaşatma. Destekleme. Maişet. Geçim. Sustantasyon.

Ostentatious : Cakalı. Azametli. Gösterişli. Gösteriş budalası. Dikkat çekmek isteyen. Fiyakalı. Dikkati çeken. Gösterisçi. Şatafatlı. Havalı.

 

İngilizce Tentative Türkçe anlamı, Tentative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tentative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Recommendatory : Tavsiye. Tavsiye niteliğinde.

Indistinguished : Belirsiz. Seçilemeyen. Hayal meyal. Bulanık.

Efforts : Çaba. Başarı. Mesai. Eser. Çabalama. Gayret. Girişim. Uğraşma.

Hit and miss : Sidik. Gelişigüzel. Şansa. Çiş. Rasgele.

Knowledge : İnsan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad. insan anlığının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünsel ürün. 3-genel olarak ve ilksezi biçiminde zihnin kavradığı temel düşünceler. 4- bir yargılamada bulunabilmek için bilinmesi gereken öğelerin her birine verilen ad. 5- bir şeyi bilme hali. Bili. Bilgi. Malumat. İrfan. İlim. Kanaat. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlama.

Indeterminate : Belgisiz. Kararsız. Bellisiz. Süresi belirsiz. Meçhul. Bilinmedik. Belirsiz. Şüpheli. Kuşkulu. Tereddüd.

Experimental : Tecrübi. Deneyli. Araçlı. Eksperimental. Deneyde kullanılan. Deneyimle kazanılan. Deneylerle, ölçümlerle ilgili. Denek.

In doubt : Henüz belli olmayan. Şüpheli. Kuşkulu. Kati olmayan.

Band aid : Yardımcı. Eğreti.

Doubtful : Kuşkulu. Şüpheli. Kuşkulandıran. Güvenilmez. Karanlık. Kararsız. Kuşku uyandıran. Tedirgin. Mütereddit.

Tentative synonyms : provisionary, abstract syntax tree, suspensive, access control entry, nebulously, experimenting, abnormal end, caduceus, absolute device, accent bar, contagious, empirical, dreamier, bashes, ad interim, curable, chancy, indecisive, dreaming, probatory, chanciest, proving, chancier, accidental, halting, caducity, bash, experiencing, dissertation, hardly visible, hesitant, access control, probation.

 

Tentative zıt anlamlı kelimeler, Tentative kelime anlamı

Unconditional : Koşulsuz. Şarta bağlı olmayan. Kayıtsız. Mutlak. İtirazsız. Şartsız. Kayıtsız şartsız. Koşula bağlı olmayan. Kesin.

Settled : Şenelmiş. Meskã»n. Oturmuş. Devamlı. Sürekli. Yerleşik. Ödenmiş. Oturulan. Yerleşmiş. Durgun.

Tentative ingilizce tanımı, definition of Tentative

Tentative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A trial. Experimental. An essay. Of or pertaining to a trial or trials. Essaying. An experiment.