Terrain türkçesi Terrain nedir

Terrain ile ilgili cümleler

English: Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
Turkish: Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.

English: The terrain on Mars appears very hospitable.
Turkish: Mars arazisi çok konuksever görünüyor.

English: The rough terrain checked the progress of the hikers.
Turkish: Engebeli arazi yürüyüşçülerin ilerlemesini frenledi.

Terrain ingilizcede ne demek, Terrain nerede nasıl kullanılır?

Terrain flight : Alçaktan uçuş. Arazi uçuşu.

Terrain following radar : Tfr. Arazi takip radarı. Yerdeki nesnelerin izini takip edebilen radar.

Terrain intelligence : Arazi bilgisi. Arazi istihbaratı.

All terrain bike : Her tür arazide kullanılabilen bisiklet veya motosiklet. Atb. Arazi bisikleti.

All terrain vehicle : Yerey aracı. Kayalık, bataklık ve yüksek eğimli yerlerle değişik koşullardaki yüzeylerde devinebilen ulaşım aracı. Her tür arazide kullanılabilen araç. Arazi vasıtası.

Terra firma : Kara. Kuru arazi. Kara toprak. Yeryüzü. Toprak.

Terra cotta : Toprak kukla. Kırmızı pişmiş kil ürünü. Pişmiş lüleci çamuru. Pişirilmiş toprak. Pişmiş lüleci çamur. Kızıl balçık. Kiremit rengi. Çömlek. Topraktan yapılmış kukla.

 

Souterrain : Yeraltındaki oda.

Terrains : Bölge. Arazi. Arsa. Topoloji. Mıntıka. Yeryüzü parçası. Yer. Yer ey. Yerey.

Terra incognita : Keşfedilmemiş yer. İç tarafları keşfedilmemiş kıta. Bilinmeyen veya keşfedilmemiş topraklar. Bilinmeyen yer.

İngilizce Terrain Türkçe anlamı, Terrain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terrain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

District : Yöre. Nahiye. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Bucak. Kesim. Sancak. Bölgelere ayırmak. Semt. Mahalle.

Dept : Department (bölüm). Çevre. Resmi büro. Alan. Departman. İdare. Bölüm. Daire.

Zones : Kuşak. Bölgeler. Alanlar.

Climates : Hava. Şartlar. Çevre. İklim.

Zone : Alan. Bölgelere ayırmak. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Çevirmek.

Departments : Şube. Bakanlık. Departman. Bölüm. Daire. Bölümler.

Territory : Toprak. Dağıtım bölgesi. Kara, deniz ve hava ile sınırlı olarak devletin egemenliği altında bulunan yer. Kimi ülkelerde uygulanan geniş, ıssız, az çok özerk ya da kendine özgü toplumsal tüzüğü olan yönetim bölgesi. Teritori. Yarı saha. Memleket. Bir ülkenin, coğrafya durumuna, nüfus yoğunluğuna, sinemalarının sayısına ve dağılışına, film başına sağlayabildiği ortalama gelire göre değişik özellikler gösteren ve dağıtım yönünden ayrıldığı belli başlı bölümlerden her biri (örneğin türkiye genellikle şu altı dağıtım bölgesine ayrılmıştır: istanbul (marmara, trakya), izmir (ege), adana (güney ve güneydoğu anadolu), samsun (doğu karadeniz), zonguldak (batı karadeniz), ankara (orta anadolu).

 

Acre : İngiliz arazi ölçü birimi. 4047 hektarlık arazi ölçü birimi. İngiliz dönümü. Arazi ölçü birimi (4047 m2). Akre. 4047 m2.

Exposals : Koruyucusuz olma. İptal duyurusu. Açma. Açık olma. Yerleştirme (güneşle ilişkili). Fotograf. Bırakma. Keşfetme. Fesih. Filmi veya fotografı ışığa tutma (fotografçılık).

Building plot : Üzerinde, yapı kuralları uyarınca yapı yapılmasına olur verilen ve yapı yapmağa elverişli toprak parçası. Şantiye. Yapı arsası. İmar parseli. Yapı yerbölümü.

Terrain synonyms : piece of ground, piece of land, sector, all terrain, abode, areas, plats, asl, belt, field, floor, topology, landler, belts, land, exposal, binned, catchall, countries, bin, geo, parcel, estates, holding, plot, domain, area, demesnes, climate, demesne, circumscription, fielded, parcel of land.