The absolute türkçesi The absolute nedir
- Kesinlik.
- Saltlık.
The absolute ile ilgili cümleler
English: The dictator had the absolute loyalty of all his aides.
Turkish: Diktatörün tüm yardımcıları ile ilgili mutlak sadakatı vardı.
English: Ali told Mary the absolute truth.
Turkish: Ali Mary'ye mutlak gerçeği söyledi.
English: That's the absolute truth.
Turkish: O, mutlak gerçektir.
English: I want the absolute truth.
Turkish: Kesin doğruyu istiyorum.
The absolute ingilizcede ne demek, The absolute nerede nasıl kullanılır?
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Absolute : Kati. Saf. Müstakil. Katışıksız. Sonsuz. Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sınırsız. Kayıtsız şartsız. Mükemmel.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.
The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.
The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.
The ablative : Çıkma durumu. İsmin -den hali. Ablatif.
The above : Yukarıda anılan. Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıdaki.
İngilizce The absolute Türkçe anlamı, The absolute eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The absolute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Certainness : Sorgulanamazlık. Pozitiflik.
Certainty : Belirlilik. Gerekirlik. Açıklık. Muhakkak. Belirli olma. Emniyet. Kuşkusuzluk. Katiyet. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı.
Decidedness : Yerleşmiş olma. Önceden kararlaştırılmış olma. Açıklık. Azimlilik. Kararlılık.
Accuracy : Tamlık. Dikkat. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Hassasiyet. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Doğruluk. İncelik. Sağıllık. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği.
Authoritativeness : Onaylı olma durumu. Yetkililik. Kanıtlanabilirlik. İspat edilebilirlik. Otoriterlik.
Conclusiveness : Kanıtlanabilirlik. İnandırıcılık. İspat edilebilirlik.
Assuredness : Kendinden eminlik. Baskı altında soğukkanlılık. Kendini kontrol edebilirlik. Küstahlık. Kendine güven. Pişkinlik.
Accurateness : Yanlışsızlık. Doğruluk. Tamlık. Titizlik. Dürüstlük. Kusursuzluk.
Accuracies : İncelik. Titizlik. Hassasiyet. Doğruluk. Dikkat. Tamlık. Ayar. Yanlış yapmamaya özen gösterme.
Certainties : Kuşkusuzluk. Katiyet. Muhakkak. Kesin olan şey. Belirlilik. Belirli olma. Açıklık. Emniyet.
The absolute synonyms : categoricalness, certitudes, definiteness, absoluteness, decisiveness, certitude.

Bu kısımda The absolute kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The absolute ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The absolute anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The absolute ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.