The book türkçesi The book nedir
- Tutmak.
- Yer ayırtmak.
- Rezervasyon yaptırmak.
- Kutsal yazılar.
- İncil.
- (yer) ayırtmak.
- Tevrat.
- Deftere geçirmek.
- Kitap.
- Yer tutmak.
- Kutsal kitap.
- Ayırtmak.
- Deftere işlemek.
- Peylemek.
The book ile ilgili cümleler
English: Ali couldn't get the book he wanted.
Turkish: Ali istediği kitabı alamadı.
English: Ali closed the book and put it on the small table next to his chair.
Turkish: Ali kitabı kapattı ve koltuğunu yanındaki küçük masanın üzerine koydu.
English: Ali can't reach the book on the top shelf.
Turkish: Ali üst raftaki kitaba ulaşamaz.
English: "Today my mother died." That's how the book The Stranger, by Albert Camus, begins.
Turkish: "Bugün annem öldü." Albert Camus tarafından yazılan "Yabancı" adlı kitap işte bu şekilde başlar.
English: After some hesitation, he laid the book on the desk.
Turkish: Biraz tereddütten sonra kitabı masaya koydu.
The book ingilizcede ne demek, The book nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Book : Tutmak. Yer ayırtmak. Defter. Yer tutmak. (yer) ayırtmak. Rezervasyon yaptırmak. Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt. Peylemek. Liste. Senaryo.
The book is out : Kitap yayınlandı. Kitap halihazırda kütüphaneden ödünç alınmış durumda. Kitap dışarda.
The book of changes : Geleceği tahmin etme yöntemlerini içeren antik çin kitabı. Değişimler kitabı.
The book of psalms : Kitabı mukaddes'teki mezmurlar kitabı.
The book reads well : İyi bir kitap. Okunması kolay kitap. Okumak için ilginç bir kitap.
Balance the books : Hesapları tutturmak. Hesapları dengelemek.
İngilizce The book Türkçe anlamı, The book eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The book ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bespeaks : Rica etmek. Bir şeye delalet etmek. Göstergesi olmak. Sipariş vermek. Ismarlamak. İstemek. Konuşmak. Hitap etmek.
The scriptures : Kutsal yazmalar. İncilsel yazmalar.
The written law : Yazılı kitap. Kayda geçmiş kanun. Mevzuat. Yazılı hukuk. Mevzu hukuk. Yazılmış yasa.
Reserves : Hakkı saklı tutmak. Yedek kuvvet. Karşılıklar. Ayırmak. Yedekler. Ertelemek. Yedek askerler. Rezervler.
Book in advance : Önceden yer ayırtmak. Önceden rezervasyon yapmak.
Make a reservation : Ön koşul ileri sürmek. Rezervasyon yapmak.
Leaf through : Sayfaları karıştırmak. Kitaba göz gezdirmek. Göz gezdirmek. Şöyle bir göz gezdirmek. Sayfaları çevirmek. Sayfa çevirmek. Dergi vb'nin sayfalarına göz atmak. Kitap sayfası karıştırmak. Yapraklan çevirmek.
Evangels : Müjde.
Psalms : Eski ahit'in kitaplarından biri.
Writing : Makale. Yazım. Bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Yazılma. Yazarlık. Telif. Yazı şekli. Yazılı eser. Yazma.
The book synonyms : toras, pentateuch, amount to, bespeak a seat, binds, reserve, book, aggregate, book up, abide by, proverbs, bespeak, enter in the book, law of god, capture, affects, tora, bespoken, old testament, torah, the gospel, gospel, the pentateuch, evangel, law of moses, affect, approve of, bind, photoelectric cell, scriptures, bible, the word, testaments.

Bu kısımda The book kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The book ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The book anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The book ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.