The general public türkçesi The general public nedir

  • Toplumun geneli.
  • Toplumun tümü.
  • Genel halk tabakası.
  • Kamu.
  • Halk katmanı.
  • Halk.

The general public ile ilgili cümleler

English: The mayor addressed the general public.
Turkish: Belediye başkanı halka hitap etti.

English: My professor sneers at science books for the general public.
Turkish: Benim profesör kamu için yazılan bilim kitaplarını küçümsüyor.

The general public ingilizcede ne demek, The general public nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

General : Genel mahiyette. Şef. Genel ilkeler. Yalpı. Halk. General. Umum. Baş. Paşa.

Public : Herkese ait. Kamusal. İzleyiciler. Otel. Umum. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Herkesin bildiği. Amme. Seyirciler. Halk.

The general : Ordu komutanı. Genel. Genel mahiyette. Tarikat lideri. Orgeneral. Halk. Umum. General. Paşa. Şef.

The general run of : Çoğunluğu. -in büyük kısmı.

Caviare to the general : Bilgisizlikten değeri bilinmeyen iyi şey.

Chief of the general staff branch : Genel kurmay başkanı. İsrail ordusundaki en yüksek komutan.

 

Deputy chief of the general staff : Genelkurmay ikinci başkanı.

Where is the general delivery : Genel teslimat nerede.

Caviar to the general : Ortalamanın üzerinde. Vasatın üzerinde.

İngilizce The general public Türkçe anlamı, The general public eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The general public ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The people : Avam. İnsanlar.

The public opinion : Kamu görüşü. Halkoyu. Efkar-ı umumiye. İmge. Amme reyi. Halk efkarı. Kamuoyu. İmaj.

General : Yaygın. Umum. Genel mahiyette. General. Baş. Orgeneral. Yalpı. Ordu komutanı. Şef.

Commune : Komünyon vermek. Avam. Senli benli konuşmak. Komünyon almak. Söyleşi. Hasbıhal etmek. Sohbet etmek. Söyleşmek. Senli benli konuşmak (argo terim).

Grass roots : Köylü. Kaynak. Taban parti. Kök. Temel.

Public : Seyirciler. Bar. Ulusal. Milli. Seyirci. İzleyiciler. Umum. Otel. Kamusal. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim.

Civilest : Laik. Uygar. Sivil. Nazik. Medeni. Medeni hukuk ile ilgili. Mülkiye. Vatandaşlarla ilgili. Resmi. Ferdi.

Publics : Seyirci. Birahane (ingiliz ingilizcesi). Ahali. Umum. Bar. Otel. Seyirciler. Amme.

Community singing : Eşler arasındaki mal ortaklığı. Camia. Organize olmuş koroda şarkı söyleyen insanlar grubu. Çevre. Millet. Ümmet. Topluluk. Cemaat. Ortak yön.

The general public synonyms : general public, folk, humans, communing, community, country, folk stratum, nation, civiler, public opinion, communes, communal, people, folks, communed, civil.