The gravity of the situation türkçesi The gravity of the situation nedir

  • Olan durumun çarpıcılığı.
  • Durumun ağırlığı.
  • Durumun önemi.

The gravity of the situation ile ilgili cümleler

English: Ali wasn't aware of the gravity of the situation.
Turkish: Ali durumun ciddiyetinin farkında değildi.

The gravity of the situation ingilizcede ne demek, The gravity of the situation nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Gravity : Ehemmiyet. Tehlike. Büyüklük. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Ağırlık. Bir nesne ile bir gökcismi arasındaki ağınımsal çekim kuvveti ile özekkaç itim kuvvetinin, gökcisminin yakınında tartı ile ölçülen birleşik etkisi. Çekim. Yer'in çekme kuvveti. Peslik. Yerçekim.

Of : Li. -nin. -den. Hakkında. -dan. -in. -li. Karşı. In. Yüzünden.

Situation : Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Ekmek kapısı. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Yer. Durum. Görev. İş. Memuriyet. Şartlar. Mevki.

Definition of the situation : Birey ya da kümenin, karşılaştığı durumları geçmiş yaşam deneylerinin etkisi altında algılayıp tanımlaması, bk. bakış çerçevesi. Durum tanımlaması.

 

In the light of the situation : Koşulların ışığında. Durumun ışığı altında. Koşulların doğasının ışığı altında.

Accept the situation : Durumu kabul etmek. Durumu idare etmek. Her şeyi olduğu gibi onaylamak. Durumu kendi isteğiyle kabul etmek.

Improved the situation : Durumu geliştirdi. Şartları geliştirdi. Koşulları iyileştirdi. Durumu iyileştirdi.

Accepting the situation : Durumu kabul etmek. Durumla barışmak.

Accepted the situation : Durumu kabul etmiştir. Durumla barışmıştır.