The kids türkçesi The kids nedir
The kids ile ilgili cümleler
English: Ali is taking the kids to school.
Turkish: Ali çocukları okula götürüyor.
English: Ali picked up the kids after school.
Turkish: Ali okuldan sonra çocukları aldı.
English: Ali has agreed to babysit the kids Monday evening.
Turkish: Ali pazartesi akşamı çocuklara bakıcılık yapmayı kabul etti.
English: Ali noticed that not all the kids were paying attention.
Turkish: Ali bütün çocukların dikkat etmediğini fark etti.
English: Ali is quite absent-minded and sometimes forgets to pick the kids up from school.
Turkish: Ali çok dalgındır ve bazen çocukları okuldan almayı unutur.
The kids ingilizcede ne demek, The kids nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Kids : Ufaklık. Çocuk. Çocuklar. Oğlak derisi. Küçük. Oğlak.
The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları. Yeşil hat.
The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami.
The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.
The above : Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıda anılan. Yukarıdaki. Yukarıki.
The ablative : Ablatif. İsmin -den hali. Çıkma durumu.
İngilizce The kids Türkçe anlamı, The kids eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The kids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kids : Ufaklık. Çocuk. Oğlak derisi. Oğlak. Küçük.
Entourage : Beraberindekiler. Muhit. Kortej. Dolay. Önemli şahsın yanındakiler. Etraf. Arkadaş çevresi. Maiyet. Çevre.
Ours : Bizimki. Bizim.
Younger generation : Daha genç kuşak. Yeni nesil.
Kidded : Yavrulamak (keçi). Takılmak. Oğlak doğurmak. İşletmek. Küçük çocuk. Kandırmak. Velet. Dalga geçmek. Çocuk.
Small fry : Önemsiz kimseler. Ufak tefek masraf. Önemsiz kimse. Ufaklıklar. Önemsiz masraf. Küçük yavru balık. Ufak balıklar. Küçük balık. Dezavantajlı kimse.
Company : Topluluk. Grup. Arkadaş çevresi. Şirketi. Toplantı. Belli sayıda oyuncu, tasarımcı, uygulayımcı ve uzmandan kurulu yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu. Misafir. İki veya daha fazla kişinin sermaye, emek, bilgi ve becerilerini bir araya getirerek oluşturdukları ve kişilerden bağımsız olarak tüzel kişiliğe sahip olan ortak girişim. Bölük. Şirket.
Companying : Topluluk. Arkadaş çevresi. Firma. Bölük. Ortaklık. Şirketi. Grup. Arkadaşlık. Şirket.
Descendence : Torunlar. Döl döş.
Juvenilities : Gençler. Çocukluk. Çocukça davranış. Gençlik.
The kids synonyms : buddies, friends, family, juvenility, children, the company, fellas, entourages, chaps, joneses, guys, descendance, progenies, kid, the next generation, capricorn, progeny, capricorns, capricornus.

Bu kısımda The kids kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The kids ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The kids anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The kids ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.