The present crisis türkçesi The present crisis nedir

  • Mevcut dönüm noktası.
  • 1844 yılında amerikan şair james russell lowell tarafından yazılan kölelik karşıtı şiir.

The present crisis ingilizcede ne demek, The present crisis nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Present : Takdim etmek. Vermek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Halihazır. Tanıtmak. Tanıştırmak. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Adamla getirtme. Mevcut. Sahnede göstermek.

Crisis : Bunluk. Nöbet. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Badire. Dönüm noktası. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bunalım. Kriz. Sermaye ve gelir kayıplarına yol açan ve iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan politik, ideolojik ve iktisadi tüm değerleri bozan bir rahatsızlık. iktisadi çevrimdeki genişleme ve sürekli bir ilerleme döneminden sonra uzun ya da kısa daralma evresine geçerek yön değiştirme. Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti.

 

The present : Bugün. İçinde bulunduğumuz zaman. Şimdiki zaman. Şimdiki.

The present situation : Şuanki durum. Halihazır durum. Gelinen nokta. Olayların şu an oldukları görüntü. Mevcut durum.

For the present : Şu an için. Bu müddet zarfında. Şu anda. Hemen şimdi. Şimdilik.

Under the present agreement : Bı sözleşme altında. Bu anlaşmaya göre. Mevcut anlaşma altında.

Select visual style for the presentation : Sununun görsel biçemini seçin.

At the present time : Zamanımızda. Halihazırda. Günümüzde. Şu anda. Şimdi.

Under the present circumstances : Mevcut koşullarda. Mevcut durumla ilgili olarak. Mevcut meselelere göre. Mevcut şartlar altında.