The species türkçesi The species nedir

The species ile ilgili cümleler

English: It is not the strongest of the species that survive, not the most intelligent, but the one most responsive to change.
Turkish: O, yaşayan türlerin en güçlüsü değil, en zekisi değil fakat değişmek için en duyarlı olanıdır.

The species ingilizcede ne demek, The species nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Species : Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Şekil. Türler. Cins. Ortak özellikleri olan grup. Hayal. Spesiyes. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aşai rabbani ayinindeki ekmek ve şarap. Çeşit.

The 1967 borders : Yeşil hat. 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

 

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıdaki. Yukarıki. Yukarıda anılan. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).

The ablative : Çıkma durumu. Ablatif. İsmin -den hali.

İngilizce The species Türkçe anlamı, The species eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The species ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Humanisms : Beşeriyetçilik. İnsacılık. İnsancıllık. İnsancılık. Ademiyyet. Beşerperestlik. İnsanperestlik. Hümanizm.

Manhoods : Bir ülkenin tüm erkekleri. Yiğitlik. Penis. Erkeklik.

Manhood : Penis. Yiğitlik. Bir ülkenin tüm erkekleri. Erkeklik. Mertlik.

Humanity : İnsanperestlik. İnsanoğlu. İnsanlık alemi. İnsancıllık. İnsanlar. İnsaniyet. Hümanizm. Beşer. Merhamet.

Mortalities : Ölümlülük. Ölüm oranı. İnsanoğlu.

The human race : İnsan ırkı. İnsanoğlu. Beşeriyet. İnsan nesli.

Humaneness : İnsancıllık. Şefkat. Sevecenlik. Adamlık. Merhamet. İnsaniyet.

Humanism : İnsancılık. Eğitim, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanperestlik. İnsancıllık. Beşeriyetçilik. Eski yunan ve roma kültürünü en yüksek kültür örneği diye alan ve ortaçağın skolastik düşünüşüne karşı xıv. yüzyılda doğan felsefe bilim ve sanat görüşü. insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan anlayış. Beşerperestlik. Hümanizm. Xıv., xv. ve xvı. yüzyıllarda ortaçağın skolastik düşünce düzenine bir tepki olarak doğan, yunan-roma uygarlıklarının diline, yazınsal ve tarihsel yapıtların incelenmesine ağırlık veren eğitim felsefesi. insan varlığını her şeyin ölçüsü olarak kabul eden, bütün varlıkların ve gerçeklerin insana göre açıklanması gereğini ileri süren felsefe görüşü. 3-insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan öğreti.

 

Flesh : İnsan doğası. Çiğ etle beslemek. Ayrıntılarıyla anlatmak. Şişmanlatmak. Şehvet. Vücut. Beden. Akraba. Et yedirmek.

Mankind : Ademoğlu. İnsanoğulları. Beşer. İnsanoğlu. İnsanlar. İnsaniyet. Erkekler. Beşeriyet.

The species synonyms : everymen, mortals, mortal, humanness, humankind, flesh and blood.