The stage türkçesi The stage nedir
- Hazırlamak.
- Sahne.
- Kademe.
- Sahneye koymak.
- Düzenlemek.
- Platformlar üzerindeki tahta.
- Sahnelemek.
- Evre.
- Tertip etmek.
- Bir tiyatroda aktörlerin performanslarını sergiledikleri yer.
- Aşama.
- Etap.
The stage ile ilgili cümleler
English: She left the stage last year.
Turkish: Sahneyi geçen yıl bıraktı.
English: I can't see the stage well from this seat.
Turkish: Bu koltuktan sahneyi iyi göremiyorum.
English: I can't see the stage from this seat.
Turkish: Bu koltuktan sahneyi göremiyorum.
English: Her first appearance on the stage was in 1969.
Turkish: İlk kez 1969'da sahneye çıktı.
English: Booth broke his leg when he hit the stage floor.
Turkish: Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.
The stage ingilizcede ne demek, The stage nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Stage : Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Etap. Düzenlemek. Tertip etmek. Hazırlamak. Tiyatroculuk. Safha. Bir tiyatro yapısında oyun için ayrılmış olan bölüm. (bk. skene.). Evre. Sahne.
Be on the stage : Sahne almak. Sahnede performans sergilemek. Aktör olmak. Aktörlük yapmak. Tiyatro oyuncusu olmak. Sahnede olmak. Sahneye çıkmak.
Go on the stage : Tiyatro oyuncusu olmak. Oyuncu olmak. Aktör olmak. Tiyatrocu olmak. Tiyatro hayatına atılmak.
Set the stage for : Zemin hazırlamak. Zemini hazırlamak.
Take to the stage : Sahneye çıkmak. Sahne almak.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).
İngilizce The stage Türkçe anlamı, The stage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The stage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Period : Ahit. Dönem. Ders saati. Birbirini izleyen ve belli aralıklarla yinelenen aşamalardan her biri. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Devir. Nokta. Çağ. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi.
Codifies : Sisteme bağlamak. Bir sisteme bağlamak. Derlemek. Kanun halinde toplamak. Kodlamak. Sistemleştirmek. Şifrelemek.
Staged : Yönlendirmek. Sahnelenmiş.
Concocted : Uydurmak (hikaye veya yalan). Birbirine karıştırarak hazırlamak. Karıştırmak. Uyduruvermek. Kafadan atmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Uydurmak. Yapmak.
Presents : İleri sürmek. Arzetmek. Aday göstermek. Çıkarmak. Takdim etmek. Armağanlar. Vermek. Ortaya koymak. Nişan almak.
Organize : Teşkil etmek. Düzen sağlamak. Organize etmek. Organize olmak. Yerleştirmek. Teşkilatlandırmak. Kurmak.
Brace : Kuşaklamak. Panoları sahne tabanına tutturmakta kullanılan destek. Kuvvetlendirmek. Desteklemek. Kaşlı ayraç. Pano desteği. Kışkırtmak. Destek. Zindeleştirmek.
Represent : Oynamak. Belirtmek. -in adına hareket etmek. Göstermek. Simgelemek. Sonucu olmak. Yansıtmak. Bir kişinin iş iyesi adına yetkili aracı olarak imza atmak yeteneği. Sunmak. Vekalet etmek.
Scene : Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Tablo. Görünüm. Mizansen. Sahne dekoru. Olay yeri. Manzara. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dekor. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.
Arena : Saha. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Meydan. Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Roma imparatorluğu döneminde açık havada yapılan gösteriler için yapılmış geniş, çoğu kez değirmi biçimde oyun yeri. seyircilerin ortasında oyun yeri olan çevreli tiyatro'nun büyüğü. Alan. Arena. Oyun alanı.
The stage synonyms : array, bandstand, etape, rankest, coaches, estate, assemble, settings, accustoms, brew, degree, stage, put on, caste, graduality, castes, grade, scenes, onstage, coach, cycle stroke, echeloning, leveled, stages, bema, scenic, collate, enact, collocate, shows, coached, arranges, appoint.

Bu kısımda The stage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The stage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The stage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The stage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.