Staged türkçesi Staged nedir

Staged ingilizcede ne demek, Staged nerede nasıl kullanılır?

Upstaged : Hiçe saymak. Sahne arkasındaki. Küçük görmek. Sahne arkasında. Sahne arkası. Gölgede bırakmak. Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Kendini beğenmiş. Kibirli.

Stage a demonstration : Gösteri düzenlemek. Eylem düzenlemek.

Stage a sit in : Oturma eylemi yapmak. Oturma grevi yapmak.

Stage area : Oyun alanı. Oyunun oynandığı alan ya da yükselti.

Stage box : Eski tiyatrolarda sahne hizasındaki bölme. Ön loca. Önsahne bölmesi.

Stage design : Sahne tasarımı.

Stage crew : Sahne uygulayımcıları. Sahnede dekoru yerleştiren, kaldıran ve her türlü uygulayım işini yerine getiren kişiler.

Stage brace : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bezem desteği. Genellikle bezem öğelerine kelepçeyle tutturulan, bezemi arkadan destekleyen tahtadan yapılma, sağlam ayak.

Stage development plan : Bayındırım izlencesi. Bir kentin ya da kasabanın düzentasarını uygulayabilmek için, yapılması öngörülen bayındırlık ve kamulaştırma işlerini, gerektirdikleri kaynak, gereç ve görevli sayısını da belirterek, tasar süresinden daha kısa dönemlere ayırarak öncelik sırasına koymak. başka ülkelerde, genellikle 4, 5 ya da 6 yıl süreyle hazırlanan bayındırım izlencelerinin süresi, türkiye'de 5 yıldır.

 

Stage designer : Sahne tasarımcısı. Tiyatro dekoratörü. Dekor ressamı.

İngilizce Staged Türkçe anlamı, Staged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Staged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shows : Açıklamak delalet etmek. Meydana çıkarmak. Kendini göstermek. Belli olmak. Renk vermek. Sergilemek. Gösterilmek. Gösterimde olmak. Göstermek.

Access control : Erişim denetim. Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Erişim kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.

Presented : Nişan almak. Aday göstermek. Takdim etmek. İleri sürmek. Bulunmak (iltifat). Arzetmek. Sunulan. Doğrultmak (silah). Vermek. Ortaya koymak.

Arrange : Düzenlemek (toplantı). Kararlaştırmak. Bitirmek. Bağlamak. Düzeltmek. Dizmek. Sıralamak. Uyuşmak.

Brace : Kışkırtmak. Canlandırmak. Zindeleştirmek. Neşelendirmek. Bezem desteği. Bir dekoru ya da bir dekor parçasını arkadan tutan destek. Kuvvetlendirmek. Destek. Desteklemek.

Put on : Numarası yapmak. Artırmak. Çalıştırmak. Binmek (otobüs veya tren veya uçak). Atfetmek. Üzerine yüklemek. Abartmak. Giyinmek. İleri almak.

Appoint : Saptamak. Kararlaştırmak. Atamak. Tayin etmek. Nasbetmek. Döşemek. Saptamak (tarih veya gün vb). Koymak. Memur etmek.

Cater for : İçin yemek tedarik etmek. Gereklerini hazırlamak. İhtiyacını karşılamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstlenmek. Göz önünde bulundurmak. Gözönünde bulundurmak. Sağlamak. Temin etmek. Gereksinimlerini karşılamak. Dikkate almak.

 

Concocts : Uyduruvermek. Tertip etmek. Karıştırmak. Kafadan atmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Yapmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Uydurmak.

Stage : Bir tiyatro yapısında oyun için ayrılmış olan bölüm. (bk. skene.). Aşama. Kat. Yerbilim zamanlarından bir dönem süresi içinde oluşmuş katmanlı kayaçlar. Sinema, televizyon, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Sahne yaşamı. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Menzil. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Radyo ya da televizyon almacındaki çeşitli elektronik birlikleri belirten terim.

Staged synonyms : array, access key, assemble, confecting, coached, bandstand, concocting, bema, shown, canalise, scenic, diverts, arranges, abnormal end, scenes, concoct, artificial, canalizing, conduct, boards, codifies, ac adapter, abbreviate, directs, collocates, absolute device, accustom, show, collocating, forward, collate, accent char, screened.

Staged zıt anlamlı kelimeler, Staged kelime anlamı

Natural : Yapmacıksız. Fıtri. Doğuştan hünerli kimse. Normal. Doğuştan. Asıl. Doğal. Natürel. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Tabii.

Staged antonyms : unstaged.