The woman türkçesi The woman nedir

The woman ile ilgili cümleler

English: "Don't worry," Dima attempted to put the woman at ease. "It's not mine."
Turkish: "Endişelenme," Dima kadını rahatlatmaya çalıştı. "Beni değil."

English: Ali found out later that the woman he met in the park was Mary.
Turkish: Ali daha sonra parkta karşılaştığı kadının Mary olduğunu anladı.

English: After a lengthy trial, the woman was sentenced to 5 years in prison for involuntary manslaughter.
Turkish: Uzun bir duruşmadan sonra, kadın kasıtsız adam öldürmekten beş yıl hapse mahkûm edildi.

English: "How did you fit a briefcase into your pocket?!" the woman asked, stunned.
Turkish: Şaşırmış bir şekilde "Nasıl olur da cebinin içine çantayı sığdırdın?!" diye sordu kadın.

English: Ali walked over to the woman with a drink in her hand and asked her what her name was.
Turkish: Ali elinde bir içki olan kadına doğru yürüdü ve ona adının ne olduğunu sordu.

The woman ingilizcede ne demek, The woman nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

 

Woman : Bayan. Metres. Kadınlar. Karı. Zenne. Hatun. Kadın. Kancık. Gaco. Hanım.

The woman is wearing the breeches : Kadın pantolonlarını giyiyor. Evde otorite kadındır. Koca işin başında değil.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

The ablative : İsmin -den hali. Ablatif. Çıkma durumu.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

İngilizce The woman Türkçe anlamı, The woman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The woman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doxies : Dilenci kızı. Sevgili. Odalık. Dilenci kadın. Orospu. Fikir. Doktrin. Cariye.

Dona : İspanyol hanımı. Nezaket göstergesi olarak bir kadının adının önüne konulan ifade (ispanyolca). Hanımefendi.

Heifer : Yavrulamamış inek. Buzağıdan büyük, ortalama 12 aylıktan ilk buzağısına sahip oluncaya kadarki dönemdeki dişi sığır. Şişko kadın. Doğurmamış genç inek. Yavru inek. Düve.

Wife : Kan. Eş. Kocanın eşi. Refika. Zevce.

Ladylove : Sevilen kadın. Sevgili.

Madam : Çaça. Genelev patronu. Hanımefendi. Mama. Genelev işleten kadın.

Son : Oğul. Erkek evlat. Mahdum. Evlat. Oğlum. Çocuk.

Matrons : Ana. Evli kadın. Yaşlı ve muhterem evli kadın. Kadın yönetici. Yetimhane müdiresi. Kadın amir. Okul yöneticisi kadın. Bir okulda çocukların sağlığına ve üstlerine başlarına bakan kadın. Başhemşire.

 

Eves : Arefe günü. Akşam. Kadın ismi. Havva. Öngün. Arife gecesi. Arife. Arife günü.

The woman synonyms : womans, doris, woman, ladylike, feme, concubines, concubine, bitching, the son, old woman, bachelorette, donnas, madames, distaff, eve, bird, hetaeras, rib, wifes, missis, dang, old lady, doxy, courtesans, lady, missus, jane, kept woman, miss, donna, ribs, doxie, slut.