Theories of interest türkçesi Theories of interest nedir

  • Faiz oranlarının belirlenmesini ve işlevlerini açıklayan kuramlar. krş. klasik faiz kuramı, parasal faiz kuramı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Faiz kuramları.

Theories of interest ingilizcede ne demek, Theories of interest nerede nasıl kullanılır?

Theories : Kuram. Teoriler. Nazariye. Teori. Nazariyat.

Of : Yüzünden. Li. Nin. Den. -den övünerek bahsetmek. -dan. -in. -nin. -nın. -li.

Interest : Sarmak. İlgisini çekmek. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Faiz. Dikkatini çekmek. Menfaat. Merakını uyandırmak. Ürem. İlgi. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir.

Theories of distribution : Bölüşüm kuramları. Bir ekonomide belli bir dönemde üretilen toplam gelirin üretim faktörleri arasında dağılımını açıklayan kuramlar.

Theories of personality : Kişilik kuramları. Kişilik konunusunda değişik yaklaşımlarla oluşturulmuş ve konusunu ölçmek üzere kendi yaklaşımına özgü yordamlar geliştirilmiş olan kuramlar.

Adjudication of interest : Ana para faizi ödemesi ile ilgili mahkeme kararı. Faiz kararı.

Adjudication of interest and linkage : Sermaye faizi ödenmesiyle ve onu endekse veya döviz kuruna bağlanmasıyla ilgili mahkeme kararı. Faiz ve bağlama kararı.

 

Classical theory of interest : Klasik faiz kuramı. Faizi bugünkü tüketimden vazgeçmenin bedeli olarak gören ve reel faiz oranının ödünç verilebilir fon sunumu (tasarruf) ile istemi (yatırım) tarafından belirlendiğini ileri süren faiz kuramı.

Clash of interests : Çıkar çatışması.

Of interest : İlginç. İncelemeye değer. İlgi çekici.

İngilizce Theories of interest Türkçe anlamı, Theories of interest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theories of interest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Theories of interest synonyms : ability to pay principle, abolition of forced labour convention, a change in demand, abnormal budget receipts, ability rent, a shift in individual demand.