Thrashed türkçesi Thrashed nedir
- Kamçılamak.
- Denize karşı seyretmek.
- Harman dövmek.
- Dayak atmak.
- Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek.
- Büyük bir yenilgiye uğratmak.
- Yenmek.
- Pöstekisini sermek.
- Kırbaçlamak.
- Kıvranmak.
- Dövmek.
Thrashed ingilizcede ne demek, Thrashed nerede nasıl kullanılır?
Thrasher : Batöz. Harmancı. Döven. Harman dövücü. Sapan balığı. Sapdöver harman makinesi. Harman dövme makinesi.
Thrashers : Sapdöver harman makinesi. Harman dövme makinesi. Sapan balığı. Batöz. Harmancı. Döven. Harman dövücü.
Thrashes : Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Dayak atmak. Kıvranmak. Kamçılamak. Harman dövmek. Yenmek. Pöstekisini sermek. Denize karşı seyretmek. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Dövmek.
Thrash about : Çırpınmak. Sert ve ani hareket etmek. Hummalı bir hasta gibi çırpınıp durmak. Kıvranmak. Debelenmek.
Thrash out : Konuyu derinleştirmek. Tartışarak halletmek. Tartışarak çözümlemek. Ayrıntılarıyla görüşmek.
Thraso : Terence tarafından yazılan roma komedisi eunuchus'da kibirli eski asker.
Thrashings : Boşa çabalama. Büyük yenilgi. Yenilgi. Dövme. Emek kaybı. Kötek. Etkinlik kaybı. Hezimet. Dayak. Büyük mağlubiyet.
Thrasonical : Övünen. Gururlu. Böbürlenen. Roma komedisi eunuchus'un thraso'su (roma komedisi eunuchus'un kibirli eski askeri) ile alakalı. Kendini beğenmiş. Övüngen.
Thrash : Büyük bir yenilgiye uğratmak. Yenmek. Pöstekisini sermek. Denize karşı seyretmek. Dayak atmak. Kırbaçlamak. Harman dövmek. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Kamçılamak. Kıvranmak.
Thrashing : Boşa çabalama. Kötek. Büyük mağlubiyet. Büyük yenilgi. Yenilgi. Etkinlik kaybı. Hezimet. Yenme. Dayak atma. Dayak.
İngilizce Thrashed Türkçe anlamı, Thrashed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Thrashed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Birched : Huş. Dökmek. Huş ağacı. Betula. Vurmak. Sopayla dövmek. Değnekle vurmak. Sopalamak. Falaka sopası.
Colt : Tay. Usturpa kırbac. Toy. Çaylak. Sıpa (argo terim). Kamçı. Sıpa. Kolt tabanca. Usturpa kırbacı.
Basted : Haşlamak. Yağlamak. Yağ sürmek. Teyellemek. Paylamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Azarlamak. Sopa atmak.
Flagellates : Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, söbe, küre biçiminde veya uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak veya çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromatoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arsında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırmasında da yer alan bir sınıf. on kadar takımı olup öglena (euglena), noktiluka (noctiluca), tripanozoma (trypanosoma), layşmanya (leishmania), trikomonas (trichomonas), volvoks (volvox) iyi bilinen cinslerdir. Kamçılılar. Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, sobe, küre biçiminde ya da uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak ya da çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromotoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arasında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırılmasında da yer alan bir sınıf. on kadar takımı olup öglena (euglena), noktiluka (noctiluca), tripanozoma (trypanosoma), layşmanya (leishmania), trikomonas (trichomonas), volvoks (volvox) iyi bilinen cinslerdir. Bir ya da birkaç kamçılı olup, değişik yapı ve yaşama özelliği gösteren birgözeli hayvanlar sınıfı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Whip : Döndürmek (topaç). Teyellemek. Çırpmak. Vurmak (kamçı, baston vb ile). Dalgalanmak (bayrak vb.). Aşırmak. Erkek eşey hücrelerinde, bazı bir hücreli hayvanlarda, yakalı kamçılı sünger hücrelerinde, bazı epitel hücrelerinde vb. bulunan harekete yarayan iplik biçimindeki uzantı. Olta atmak. Hayvanları eğitmede ve onlara buyruk vermede kullanılan vurma aracı.
Bastinado : Falaka. Sopa. Dayak. Falakaya yatırmak. Falakaya çekmek.
Birches : Sopayla dövmek. Vurmak. Sopalamak. Dökmek. Değnekle vurmak. Huş. Huş ağacı. Falaka sopası. Betula.
Squirmed : Kıvranış. Kıpırdanma. Kıvranma. Eğilip bükülmek. Kıvırmak. Kıvrılmak. Kıpır kıpır kıpırdanmak. Kıpırdanmak.
Bear the bell : Alt etmek. Kazanmak.
Belabor : Lafı uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak. Benzetmek. Uzatmak. Pataklamak (argo terim). Pataklamak.
Thrashed synonyms : jactitate, thresh about, be overcome, annihilated, threshes, annihilate, batters, thrash about, lash, agonize, clobbering, toss, thrashes, twist, cream, agitate, bastinadoes, become worn, thresh, beat back, cudgeled, bastes, beat the living daylights out of, work over, horsewhip, annihilating, batter, convulse, flog, squirming, shake, threshed, clobbered.

Bu kısımda Thrashed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Thrashed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Thrashed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Thrashed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.