Throats türkçesi Throats nedir
Throats ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary are always at each other's throats.
Turkish: Ali ve Mary her zaman birbirleriyle kavga ederler.
Throats ingilizcede ne demek, Throats nerede nasıl kullanılır?
Cutthroats : Kıran kırana. Zalim. Amansız. Cani. Aydınlanmak. Acımasız. Tefeci. İnsafsız. Kıyasıya. Katil.
Throat cancer : Gırtlak kanseri.
Throat protector : Boğaz koruyucusu.
Throat swab : Boğazdaki bakterileri kontrol etmekte kullanılan cihaz. Boğaz bezi. Boğaz pamuğu. Boğaz sürüntüsü.
Cut throat competition : Aksak rekabet piyasasında üretim yapan firmaların ürettikleri mal ve hizmet fiyatlarını yıkıcı fiyatlandırma yöntemiyle belirleyerek yaptıkları rekabet. Yıkıcı rekabet.
Deep throat : Penisin gırtlağa kadar alınması. Penisin ağıza alınması. (argo terim) fellatio (fellatio hakkında olan pornografik filmden alınan).
Cut throat : Zalim ve canavar ruhlu kimse. Ölüm saçan. Acımasız. Kalpsiz. Öldürücü. Canavar ruhlu. Katil.
Ear nose and throat : Tüm bu vücut parçalarını etkileyen hastalıklarla özellikle ilgilenen tıp alanı. Kulak burun boğaz.
Has a sore throat : Boazı şiş. Boğazı ağırıyor. Boğazı iltihaplı.
Cleared his throat : Boğazındaki balgamı gidermek için küçük bir öksürme yapmış. Boğazını temizlemiş.
İngilizce Throats Türkçe anlamı, Throats eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Throats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Constrictions : Büzülme. Kesit daralması. Daralma. Sıkma. Kısıtlama. Sıkışıklık. Daraltma. Büzme.
Chute : Şut. Çağlayan. Akıntı. Küçük çağlayan. Kızak pisti. Çamaşır atılan baca. Üst kattan alt kata inen. Paraşüt.
Constrictors : Boa yılanı. Konstriktör. Büzücü. Sıkıcı adale.
Throating : İmik. Boğum. Oyuk damlalık. Ümük. Spaut. Gerdan.
Drainpipe : İniş borusu. Yağmur suyu iniş borusu (binalarda). Pis su borusu. Akaç. Yağmur oluğu. Akak. Su borusu. Drenaj borusu. Pissu borusu.
Adenoid : Salgı yapan organ, bez. Aden. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boğaz bölgesindeki bademcikler. boğaz bademciklerine ait olan. beze benzeyen veya onu andıran. Bezel. Bezelerle ilgili. Adenoid-bazal hücreli karsinom. Geniz eti. Adenoit. Nazofarinksde bulunan lenfoit bez. beze benzeyen.
Laryngopharynx : Yutağın alt kısmı (gırtlağın üstünde bulunan). Larengofarenks. Yutağın gırtlakla ilişkili, epitel katmanı çok katlı yassı ve epitel altı gevşek bağ dokudan oluşan bölümü. Laringofarenks. Laringofarinks.
Taste bud : Lezzet tomurcuğu. Tat alma cisimciği. Tat alma organı. Tat tomurcuğu. Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar.
Constricts : Büzmek. Kısıtlamak. Büzme. Sıkmak. Kısmak. Baskı yapmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Sıkıştırmak. Daraltmak.
Conduit : İletme. Nakil boru hattı. Arna. Mecra. Boru. Aracı kuruluş. Kanal. Yol. Ark.
Throats synonyms : digestive tube, upper respiratory tract, luschka's tonsil, gustatory organ, tonsilla adenoidea, pharyngeal tonsil, yellow peril, third tonsil, tonsilla pharyngealis, pharyngeal recess, gi tract, digestive tract, gullet, bottlenecks, constrictor, larynges, bosphorus, cervix, nasopharynx, gush, glossa, fauces, esophagi, neck, canaliculus, oropharynx, defiles, chutes, guttural, alimentary canal, danger, corrugation, chases.
Throats zıt anlamlı kelimeler, Throats kelime anlamı
High : Yüksek. Öfkelenmek. Direnmek. Pikap. Rekor. Zirve. Kabarmak. Yüksek basınçlı bölge. Necip. Büyük vites.

Bu kısımda Throats kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Throats ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Throats anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Throats ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.