Throughput türkçesi Throughput nedir
- [#veri Verimlilik].
- İş veya zaman oranı.
- Hammadde miktarı.
- Veri.
- Çıktı.
- Belli bir sürede fabrikanın işleyebileceği hammadde.
- Bir makinenin ya da bir dizgenin, işlevine göre anlamlı herhangi bir ölçüye göre, birçok yönlerdeki toplam verimliliği.
- İş çıkarma yeteneği.
- Üretilen işin hacmi.
- Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
- Yayılma.
- Üretilen iş.
- Üretilen akış.
- Nüfuz.
Throughput ingilizcede ne demek, Throughput nerede nasıl kullanılır?
Throughput time : İş yapma zamanı.
Annual throughput : Yıllık akım.
Through an experiment : Deney boyunca.
Through an oversight : Yanlışlıkla. Dikkatsizlik sonucu. Dikkatsizlikle.
Through and through : Baştan aşağı. Baştan başa. Her yönden. Su katılmadık. Tepeden tırnağa. Tekrar tekrar gözden geçirerek. Tümüyle. Bütün bütün. Tamamen. Sapına kadar.
Through bill of lading : Üst üste taşıma konşimentosu. Baştan başa konşimento. Doğrudan konşimento. Tek konşimento. Tek gönderim belgesi. Kara yolundan sonra yapılacak deniz taşımacılığı için düzenlenen gönderim belgesi.
Through him : Yardımıyla.
Through road : Geçiş yolu.
Through flight : Aktarmasız uçuş. Direkt uçuş.
Through dialing : Direkt arama. Otomatik arama.
İngilizce Throughput Türkçe anlamı, Throughput eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Throughput ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Domination : Hüküm. Egemenlik. Hegemonya. İstibdat. Hakimiyet. Otorite. Hükmetme. Tahakküm.
Thruputs : Verim. Alınan en iyi verim. Ürün.
Datums : Ölçüde başlangıç nokta. Kıyas noktası. Haber. Data. Done. Malumat. Bilgiler. Veriler. Baz.
Productivity : İş verimi. Bir ya da birden çok üretim etkileyicisinin kullanılmasıyla herhangi bir işlemden ya da yapımlıdan elde olunan verim. üretim çalışmalarından alınanlar (output) bu çalışmaya konulan (in put) fizik niceliklerinin birbirine oranı, üretim için yapılan harcamaların fiziksel niceliği. belirli bir zaman birimi içinde en fazla verim sağlama yeteneği. Bir birim üretim faktörü başına düşen ürün miktarı. Performans. Belli bir sürede bir öğrencinin, bir öğrenci kümesinin ya da bir eğitim kurumunun yaptığı çalışma ya da gösterdiği başarı. Müstahsiliyet. Prodüktivite. Üretkenlik. Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Effectivity : Etkinlik. Etkileyicilik. İşlevsellik. Uygunluk. Fonksiyonellik. Kullanışlılık. Yeterlilik. Etkililik. Uygulanabilir. Yeterlik.
Importance : Önem derecesi. Önem. Büyüklük. İtibar. Tesir. Ehemmiyet. Saygınlık. Etki. Kibir.
Dominance : Tahakküm. Üstünlük. Allel gen çiftlerinden birinin diğeri üzerine etkisini tam veya kısmen göstermesi. hakimiyet, salahiyet, tahakküm, üstünlük, başatlık. Hakimiyet. Başat olan şey. Güç. Dominans. Etki altına alma. Egemenlik.
Clouted : Patlatmak. Torpil. Prestij. Güç. Etki. İndirmek (argo terim). İndirmek. Vurmak. Paçavra.
Turnout : Giyiniş tarzı. Dönemeç. Ürün. Grev. Üretim. Kıyafet. Grevci. Mahsul. Katılım oranı. Yol ayrımı.
Throughput synonyms : outputto, infiltration, ascendancy, being opened, deploying, minus, baud, data, data set, efficiency, efficacity, fecundity, fertilities, authority, aberration, ascendance, diffusing, circulation, output signal, prolificacy, creep, clout, output, fruitfulness, prolificness, creeps, outcome, hearting, fertility, deployments, printout, dominations, accesses.

Bu kısımda Throughput kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Throughput ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Throughput anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Throughput ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.