Tiber nedir, Tiber ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kasım ayı.

Tiber hakkında bilgiler

Tiber nehri, (İtalyanca Tevere, Latince Tiberis) İtalya'da bir nehir. İtalya'nın üçüncü büyük nehridir ve Toskana'daki Apenin Dağları'ndan doğar, 406 km'lik (252 mil) bir akıştan sonra Tiren Denizi'ne dökülür. Su toplama havzası 17.375 km²'dir. Nehir, meşhur ana su yolu olarak sonunda, doğu ağzında kurulmuş olan Roma şehrine ulaşır. Nehir orta İtalya'daki Fumaiolo Dağı'ndan doğar ve genellikle güney yönünde akarak Perugia ve Roma'yı geçtikten sonra Ostia'da denize dökülür. Popüler olarak suyunun sarımsı rengine atfen flavus ("sarışın") olarak çağrılır, Tiber yoğun biçimde tortuyla doludur. Tortuların birikmesinden dolayı kıyı çizgisi her iki ağızda da Roma çağından bu güne kadar yaklaşık 3 km ilerleyerek antik liman Ostia Antica'yı 6 km içeride bırakmıştır. Her halukârda, delta, güçlü kuzey akıntısının kıyıya yakın olması, kıyının hızlı şelvlenmesi ve yavaş tektonik çöküntü nedeniyle oranlanabilir değildir. Nehrin ana kolları, Chiascio, Nestore, Paglia, Nera ve Aniene'dir. Roma ve Floransa arasında mavna geçişini sağlayabilmek için, Tiber ve Arno Nehri, Chiana Kanalı'yla birbirine bağlanmıştır. Tiber Ostia'da çamurla dolmuş Fiumara ve Fiumicino adında iki kanala bölünmüştür ve ortada bir zamanlar Sacred adası ya da Venüs adası denen ada oluşmuştur. Nehrin derinliği 2-6 metre arasında değişir. Tiber adının, Roma adı Tibur gibi Latin öncesi olma ihtimali vardır (modern Tivoli). Etrüskçe ya da Keltçe kökenlide olabilir, belki de Keltçe "dubr" "su" sözcüğünden alınmıştır.

 

Tiber tanımı, anlamı

Sağlayabilmek : Sağlamaya gücü yetmek

Bir zamanlar : Zamanında, vaktiyle, eskiden, bir keresinde.

Kıyı çizgisi : Deniz, göl ve akarsularda, herhangi bir anda suyun kara parçasına değdiği noktaların birleştirilmesinden oluşan ve hava olaylarına göre değişen doğal çizgi. Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesiyle oluşan çizgi.

Sağlayabilme : Sağlayabilmek işi.

İtalyanca : Hint-Avrupa dil ailesinden İtalya'da konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

Kanalıyla : Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle.

Bir zaman : Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle. Belirli bir süre, biraz.

Tektonik : Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu.

Olabilir : Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

İhtimali : Olabilen, olasılı, belkili. Belkili. olasıl.

Latince : Latin dili. Bu dille yazılmış olan.

İtalyan : İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Çöküntü : Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

 

İhtimal : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık. Belki, ola ki.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Sonunda : En son zamanda, nihayetinde.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Çamurla : Okun dingil hizasında durması için altına konulan destek.

Her hal : Her halde.

Diğer dillerde Tiamin yetmezliği anlamı nedir?

İngilizce'de Tiamin yetmezliği ne demek ? : thiamine deficiency