Ticareti saptırıcı etki nedir, Ticareti saptırıcı etki ne demek

Ticareti saptırıcı etki; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Gümrük birliği oluştuğunda en verimli üretici ülkenin birlik dışında kalması durumunda birlik dışı ülkeye ortak gümrük tarifesi uygulanması nedeniyle birlik içindeki ülkelerde söz konusu malın fiyatının, birlik dışındaki ülkeye göre daha düşük kalmasına bağlı olarak ticaretin birlik dışı ülkeden birlik içine kayması.

Ticareti saptırıcı etki anlamı, tanımı

Saptırıcı etki : Bir gözlem ya da ölçme durumunda korku, çekinme, yanlış anlama, olumlu görüntü yaratma eğilimi, bastırıcı ve koşullayıcı toplumsal kurallar ve durumsal etkenler gibi gözlemleri ya da ölçümleri saptırabilecek nedenlerden her biri

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Saptırıcı : Saptıran, sapmaya yol açan, sapmaya sebep olan kimse. İleride doğabilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak gelir sağlama, spekülatif.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Ortak gümrük tarifesi : Aralarında gümrük birliği gerçekleştiren ülkelerin birlik dışındaki ülkelere uyguladıkları ortak tarife.

 

Gümrük tarifesi : İthal edilen mallar üzerinden alınması gereken vergi miktarı veya oranlarını gösteren liste.

Gümrük birliği : Belli ülkeler arasında gümrük vergilerini kaldıran, üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamalarını öngören ekonomik bütünleşme.

Söz konusu : Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis.

Uygulanma : Uygulanmak işi.

Üretici : Üretimle uğraşan kimse, yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı. Üretim sağlayan.

Verimli : Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.

Kaymas : Yılmayan, cesur. [Bakınız: Kaymaz].

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Tarife : Fiyat gösteren çizelge. Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge. Tanıtmalık.

Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

Gümrü : Küçük çömlek, güveç.

 

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Verim : Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.

Diğer dillerde Ticareti saptırıcı etki anlamı nedir?

İngilizce'de Ticareti saptırıcı etki ne demek ? : trade diversion effect