Tiddley türkçesi Tiddley nedir

Tiddley ingilizcede ne demek, Tiddley nerede nasıl kullanılır?

Tiddler : Balık yavrusu. Küçük balık. Çocuk. Yavru balık.

Tiddlers : Yavru balık. Küçük balık. Çocuk. Balık yavrusu.

Tiddly : Kafası dumanlı. Acı bir şekilde. Çakırkeyif. Küçük. Sarhoş. Ufak.

Tiddly winks : Parmakla disk atma oyunu.

Tiddlywinks : Bir kimsenin daha büyük bir diskle düz bir yüzey üzerindeki bir diske vurarark onu bir kabın içine sokmaya çalıştığı çocuk oyunu.

Tidal : Gelgitten ileri gelen. Gelgite ait. Gelgitli. Gelgitten etkilenen. Med cezirsel. Gelgitsel. Gelgit ile ilgili. Gelgitle ilgili.

Tidal basin : Med cezir bölgesi. Gelgit havzası.

Tidal dock : Gelgit havuzu.

Tidal energy : Gelgit enerjisi.

Tid : Yumuşak. İnce. Hoş.

İngilizce Tiddley Türkçe anlamı, Tiddley eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tiddley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drunk as a fiddler : Zil zurna sarhoş. Aşırı sarhoş.

Eye : Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Delik. Süzmek. Gözünü dikip bakmak. Dikkatle bakmak. Bakmak. İğne deliği. Halka. Kuşkuyla bakmak.

 

Hazier : Çapraşık. Dumanlı. Bulanık. Puslu. Belirsiz. Bulutlu. Sisli. Anlaşılmaz.

Mediate : Arabuluculuk etmek. Dolaylı ilgisi olan. Araya girmek. Aracılık etmek. Vasıta olmak. Ara bulmak. Tavassut etmek. Orta. Aracı olmak. Ara.

Seat : Oturacak yer. Oturtmak. Kıçını tamir etmek (pantolon). Yerine oturtmak. Almak (salon). Yerleştirmek. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Yer. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.

Beerier : Bira gibi. Bira ile sarhoş olmuş.

Alky : Alkol. (argo terim) ayyaş. Alkol bağımlısı olan kimse. Alkolik. İçkici.

Light headed : Sersemlemiş. Düşüncesizce davranan. Boş kafa. Başı dönen. Sayıklayan. Sersem. Çakırkeyf.

Bacchants : Baküs rahibi. İçki alemi ile ilgili. Ayyaş.

Tiddley synonyms : centre stage, halfseas over, center, very drunk, financial center, blathered, midfield, pickled, besotted, pissed, half seas over, storm centre, happy, inner city, boozer, jolliest, medical center, shot, pixilated, beery, boozed, slopped, fuddled, storm center, plastered, central city, area, lightheaded, blotto, bombed, centre, haziest, midstream.

Tiddley zıt anlamlı kelimeler, Tiddley kelime anlamı

Terminal : Uç. Bir veri iletişim ortamında veri giriş-çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. Tren garı. Dönem. Son. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Uçta bulunan. Otobüs terminalı. Ölümcül. Duralga.

Lower class : Aşağı tabaka. İşçi sınıfı. Alt sınıflar. Alt klas. Alt tabaka. Aşağı sınıf.

Upper class : Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Kaymak tabaka. Üst sınıf. Yüksek sınıf. Üst tabaka. Yüksek tabaka. Zenginler sınıfı.