Timing türkçesi Timing nedir

  • Zamanlama yapma.
  • Oyuncunun, başka oyunlarla olan ilişkisinde ne zaman tepki göstereceğini belirten kavram. uygulayım öğelerinin oyuncularla eşlenmesinde dikkat edilen kavram.
  • Rastlatma.
  • Avans ayarı (motorda).
  • Hızını ölçme.
  • [#ayar Ayarlama].
  • Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama.
  • Kerteleme.
  • Süre tutma.
  • Tamamlanmış bir filmin ya da televizyon izlencesinin kaç dakika tutacağını kestirmek amacıyla çevirim senaryosu üzerinde çekimlerin uzunluğunu hesaplama.
  • Zamanını ölçme.
  • Zamanlama.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Zamanında davranma.
  • Saat tutma.
  • Dakikalama.
  • En uygun zamanda yapma.
  • Düzgün, tek biçimli, yoğunluğu doğru ve değişmez pozitif bir eşlem sağlamak amacıyla, yoğunluğu değişik bir negatife basımda verilecek ışığı ayarlama.

Timing ile ilgili cümleler

English: The timing was impeccable.
Turkish: Zamanlama kusursuzdu.

English: The timing is critical.
Turkish: Zamanlama kritiktir.

English: The timing is perfect.
Turkish: Zamanlama mükemmel.

English: The timing is right.
Turkish: Zamanlama doğru.

English: The timing couldn't be worse.
Turkish: Zamanlama daha kötü olamazdı.

Timing ingilizcede ne demek, Timing nerede nasıl kullanılır?

Timing error : Zamanlama hatası.

Timing information : Zamanlama bilgisi.

 

Timing pulse : Zaman ayar vurumu. Zamanlama vurumu.

Timing recovery : Zaman dayanağı kazanımı. Zamanlama referansının kazanımı.

Automatic timing mechanism : Ateşleme evrelerini kendi kendine düzenleyen dizge. Özdevingen öndeç.

Automatic timing : Özdevingen zamanlama. Motorun yük ve hız durumuna göre ateşleme zamanının kendi kendine düzenlenmesi. Otomatik avans.

Insemination timing : Tohumlama zamanı. En fazla gebelik oranı elde edebilmek amacıyla, kızgınlıkta tohumlama yapılması için en uygun zaman.

Manual timing : Ateşleme öndeliğinin elle yönetilmesi. Elle zamanlama. El öndeliği. Eski kıvılcım ateşlemeli motorlarda ateşleme zamanının elle düzenlenmesi.

Clock timing : Saat güdümünde zamanlama. Saatle zamanlama.

Ignition timing shaft : Ateşleme ayar mili.

İngilizce Timing Türkçe anlamı, Timing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjusting : Ayar. Ayarlayan. Ayarlayıcı. Düzeltme. Düzeltici. Düzeltilme.

Lead : Önderlik etmek. Kurşundan yapılmış. Rehberlik etmek. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yıldız oyuncu. Baş rol. İletme teli. Yol göstermek. Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal. Başoyuncu.

Seasonableness : Dakiklik. Uygun zamanda meydana gelme özelliği. Fırsatlar. Olasılıklar.

Present : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Vermek. Şu anki. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şimdiki zaman. Göstermek. Adamla getirtme. Tanıtmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Bugünkü.

 

Grading : Derece vermek. Dereceleme. Tasnif. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sıralama. Mamul malın çeşitlere göre sınıflara ayrılması. Ürünün sınıflara ayrılması. Ayırma. Set.

Past : -sız. Bir kimsenin geçmişi. Dün. Uzağında. Dilb.geçmiş. Geçen. Evveliyat. Geçmiş zaman. Sona ermiş. -siz.

Presentness : Şu andalık. Halihazırdalık. Mevcut olma.

Unseasonableness : Zamansızlık. Mevsimsizlik. Yanlış bir zamanda ortaya çıkma durumu.

Simultaneity : Aynı zamanda olma. Simultane oluş. Eşanlılık. Eş anlılık. Eşzamanlılık. Aynı anda olma.

Gauging : Çaplama. Ölçme. Mastarlama. Karıştırma. Kalibrasyon. Ayar belirleme. Dozaj artırma.

Timing synonyms : temporal arrangement, nowness, pastness, temporal order, tardiness, approaching, adjust, lateness, rating, early, regulating, late, arrangement, alinement, adjustment, promptness, spark advance, approach, collimation, untimeliness, calibration, earliness, timings, escalator, vindictiveness, leveling, adjustments, scheduling, gradation, adaptions, middle, preceding, regulation.

Timing zıt anlamlı kelimeler, Timing kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Geç kalan. Tehirli. Son. Geç. Gecikmiş. Her zamanki. Eski. Geçen. Merhum. Müteveffa.

Lateness : Geç olma. Tehir. Geç kalma. Gecikme.

Timing antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present, faithful.