Tinfoil türkçesi Tinfoil nedir

  • Kalay kağıdı.
  • Alüminyum folyo.
  • Kalay yaprağı.
  • Çok ince kalay veya alüminyum yaprağı.
  • Kalay folyo.
  • İnce levha kalay.
  • Folyo.
  • Kalay folyodan yapılan.

Tinfoil ingilizcede ne demek, Tinfoil nerede nasıl kullanılır?

Tinfoils : Kalay yaprağı. Kalay folyo. Folyo. Çok ince kalay veya alüminyum yaprağı. Kalay kağıdı. Alüminyum folyo.

Postinfectious encephalomyelitis : Postenfeksiyöz ensefalomiyelitis. Viral enfeksiyonlardan veya aşı uygulamalarından sonra çocuklarda ve köpeklerde görülen beyin ve omurilik yangısı, aşı sonrası ensefalitis.

Postinfectious polyneuritis : Akut idiopatik polinöritis. Postenfeksiyöz polinöritis.

Tin box : Teneke kutu.

Tin bronze : Kalay tuncu.

Tin coat : Kalaylamak.

Tin coated : Kalay kaplı.

Tin cry : Kalay çıtırtısı.

Tin can : Teneke kutu. Konserve kutusu. Muhrip.

Tin hat : Çelik savaş miğferi. Çelik savaş başlığı. Teneke şapka. Miğfer. Kask.

İngilizce Tinfoil Türkçe anlamı, Tinfoil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tinfoil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leaf : Bitkilerde gövde ve dallar üzerinde meydana gelen, çeşitli şekil ve renklerde, genellikle yeşil renkli, içlerindeki kloroplastlarla fotosentez ile madde sentezleyen yan uzantı. Yapraklanmak. Varak. Kanat. Yaprak. Föy. Yaprak vermek. Kanat (masa). Sayfa. Sahife.

 

Tin : Kutulamak. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. Kalaylamak. Teneke kutuya koymak. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kalay. Mangiz. Kutu. Teneke kutu. Teneke kutu içine koymak.

Foils : Sır (ayna). Meç. Eskrim kılıcı. Kıyas edilen örnek.

Sn : (latince) isimsiz.

Foil : Dürtücü kılıç. İtmek. Yaldız kağıdı. Folyo ile sarmak. Önlemek. Namlusu dörtgen kesitli oluksuz ve ince, balçağı (çelgiliği) delici kılıca göre daha küçük; namlu ucundaki elektrikli düğmesi yuvarlak ve tırtıllı; 500 gr. ağırlığında 110 cm. uzunluğunda yalnız dürtüş yapmaya elverişli, üç kılıçoyunu savutundan biri. Set çekmek. Engellemek.

Aluminum foil : Stanyol. Aliminyum folyo. Gıda ürünlerini sarmak ve saklamak için kullanılan çok ince alüminyum kağıtlar.

Tin foil : Stanyol. İnce levha. Kalay varağı.

Aluminium foil : Alüminyum varak.

Folios : Yaprak. Kitap yaprağı. Birden fazla kat yaprak. Karşılıklı iki sayfa. Büyük boy daktilo kağıt. Büyük boy kitap. İki ya da dörde katlanmış kağıt tabakası. Kağıt. Büyük ebatlı kitap.

Tinfoil synonyms : atomic number 50, tinfoils, foiling, folioing, folio.