Kağıt nedir, Kağıt ne demek

Kağıt; Kimya alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimsıfat olarak kullanılır.

  • Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak
  • Bu yapraktan yapılmış.
  • Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere.
  • Yazılı sınav kâğıdı.
  • İskambil kâğıdı.
  • Belge ve doküman.
  • Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet.
  • Menkul kıymetler. 9. hlk. Kâğıt para.

Kimya'da terim anlamı:

Yazı yazmak, baskı yapmak, bir şey ambalajlamak gibi amaçlarda kullanılabilen, hamur durumuna getirilmiş bitkisel liflerden yapılan kuru ve ince yaprak.

Kağıt ile ilgili Cümleler

  • “Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.”
  • Ben sadece geri dönüştürülmüş kağıttan yapılmış tuvalet kağıdı alırım.
  • Kağıtları sıraya koymayı denemekten vazgeçti.
  • Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.
  • “Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir.”
  • “Partinin kurulacağını duyunca kâğıda kaleme sarılmış, korkunç bir telgraf yazmıştı.”
  • “Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.”
  • Mukavva, kağıttan daha mukavemetlidir.
  • Kağıt tüketimi arttı.
  • “... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.”
  • Kağıtları karma sırası sende.
  • Kâğıt uçak yavaşça yere doğru alçaldı.
  • Öğretmen sınav kağıtlarını incelemekle meşgul.
  • Kağıtları odanın içine fırlatıyorlar.
  • Kağıtlarınız düzenli görünüyor.
  • Kağıtların nerede?
  • “Birkaç soba etrafında çay içiyorlar, tavla ve kâğıt oynuyorlar.”
  • Bu sadece bir kağıt ağırlığı.
  • Kağıtlarınızı bana gösterin!
  • Ali bir parça kağıt üzerine bir şey karaladı.
 

Kağıt ile ilgili Atasözü veya Deyim

(bir iş) kağıt üzerinde (veya üstünde) kalmak : yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak.

cart (veya zırt) kaba kağıt : yüksekten atana veya çalımlı bir tavır takınana karşı “senin bu tavrına değer verilmiyor” anlamında kullanılan bir söz.

kağıt açmak : iskambil kâğıtlarını oyunculara dağıttıktan sonra koz olacak kâğıdın yüzünü çevirmek.

kağıt kaleme sarılmak : hemen yazmaya başlamak.

kağıt oynamak : iskambil kâğıtlarını kullanarak çeşitli oyunlar oynamak.

Kağıt anlamı, kısaca tanımı

Altına çevrilgen kağıt para sistemi : Merkez Bankalarının dolaşıma çıkardığı kâğıt paraların istendiğinde serbestçe altına çevrilebildiği bir tür altın para sistemi

 

Alvan kağıt : Renkli elişi kâğıdı.

Basılı kağıt : Düzenleme ve tanımlama çizelgeleri, duyuru ve benzeri işler için yapılmış basılı kâğıtlar.

Battal kağıt : Yazmalarda büyük boy kâğıt için kullanılan ad.

Çifte aharlı kağıt : Önce nişasta, sonra yumurta akıyle iki yüzü de aharlanmış kâğıt.

Değerli kağıtlar : Kıymetli evrak.

Elvan kağıt : Eskiden yazı ve bezeme için kullanılan renkli kâğıt.

Hamiline yazılı değerli kağıt : Üzerinde “hamiline” yazılı olan çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil gibi değerli kâğıt.

Higrometrik kağıt : 4 kısım kobalt klorür, 2 kısım sodyum klorür, 1 kısım arap zamkı, 11 kısım su ve 1 kısım gliserin çözeltisi ile doyrulmuş süzgeç kağıdı. Nem miktarı rengin kırmızıdan (nemli) maviye (kuru) değişiminde bulunur.

İsme yazılı değerli kağıt : Üzerinde sahip olanın isminin yazılı olduğu çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil gibi değerli kâğıt.

Kağıt balığıgiller : Kemikli balıklardan, örnek hayvanı kâğıt balığı olan, ince gövdeli, gümüşi renkli balık familyası. Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, şerit biçiminde uzun ve ince vücutları olan, Kuzey Avrupa denizlerinde yaşayan türleri olan bir familya. Kemikli balıklardan, şerit biçiminde uzun ve ince vücutları olan, Kuzey Avrupa Denizleri’nde ve ülkemizde yaşayan türleri olan bir familya.

Kağıt emini : Mali yargılar ve saraya değgin yazışma işleriyle uğraşan görevli.

Kağıt işleri : Genellikle kâğıt, karton ve mukavva gibi gereçlerden yararlanarak çocuğa bükme, kesme, yapıştırma, boyama gibi işlerle ilgili el becerilerinin kazandırıldığı ve yaratma zevkinin verildiği ders ya da etkinlik alanı.

Kağıt kebabı : Kemiksiz koyun eti, domates, biber, soğan ve baharat karışımının yağlı kâğıt içerisine konarak fırında pişirilmesi yoluyla hazırlanan bir kebap türü.

Kağıt kemik hastalığı : Osteogenezis imperfekta.

Kağıt kromatografisi : Sabit faz olarak saflığı ve homojenliği yüksek olan kağıdın kullanıldığı bir kromatografik analiz yöntemi.

Kağıt oyunu : İskambil kâğıdı ile oynanan oyun.

Kağıt para karşılığı : Kâğıt para basmağa yetkili bankaların bunlara karşılık kasalarında bulundurdukları altın ve gümüş maden ya da paraların toplamı.

Kağıt para sistemi : Para olarak kâğıt paranın kullanıldığı para sistemi.

Kağıt torba : Ambalajlamada kullanılan, kâğıttan yapılan, gerektiğinde özel makinelerde dikilerek hazırlanan torba.

Kağıt uçurmak : Kuşatılmış bir kalenin komutanına ya da herhangi bir iş yaptırılmak istenen kimseye yazılan yazıyı ivedi olarak ya da gizlice yollamak.

Kağıtarası : İnce yazlık başörtüsü.

Kağıtbalığı : Bir çeşit balık.

Kağıtbalığıgiller : (Trachypterida), kayış balığı (Regalecus glesne) iyi bilinirler.

Kağıtbezi : Patiska.

Kağıtçı : Kâğıt yapan kimse. Kâğıt ve yazı gereçleri satan kimse.

Kağıtçı başı : Devlet dairelerinde kullanılan yazı gereçlerinin sağlanması, saklanması ve gerekli yerlere dağıtılması ile yükümlü olan görevli.

Kağıtçılık : Kâğıtçının yaptığı iş. Kâğıt sanayisi.

Kağıthane : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Kağıtkuşu : Uçurtma.

Kağıtlama : Kâğıtlamak işi.

Kağıtlamak : Kâğıtla kaplamak, kâğıt yapıştırmak.

Kağıtlanma : Kâğıtlanmak işi.

Kağıtlanmak : Kâğıtla kaplanmak.

Kağıtlı : Kâğıdı olan. Diyarbakır ilinde, Bismil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kağıtlı sığaç : Metal yaprakları arasında yalıtkan özdek olarak yağ emdirilmiş kâğıt bulunan sığaç turu.

Kağıtlık : El altında bulundurulacak kâğıtları koymaya yarayan, gözlere ayrılmış bir çeşit kutu. Kâğıt yapmaya uygun olan.

Kağıtörneği : Bir cins kilim.

Kağıtsı : Kâğıdı andıran, kâğıda benzeyen, kâğıt gibi.

Karalı kağıt : Kara haber, ölüm bildiren belge, mektup.

Katranlı kağıt : Yapıda nemden yalıtma amacı ile kullanılan, katran emdirilmiş kalın kâğıt.

Mühreli kağıt : Yüzeyi mühre sürülerek parlatılan ve kalemin üzerinde kayması olanağına kavuşturulan kâğıt. bk. mühre.

Mühürlü kağıt : Yeniçeri olacaklara, kütük kayıtlarına temel olmak üzere, yeniçeri ocağınca verilen mühürlü belge.

Müsveddelik kağıt : Karalama için kullanılan kâğıt.

Nişanlı kağıt : Padişah, sadrazamla birlikte savaşa gittiğinde, sadrazamlık kaymakamına, gereğinde kullanılmak ve sonra hesabını vermek üzere verilen tuğralı, boş, padişah buyruğu kâğıtları.

Parafinlenmiş kağıt : Sıcak parafin ile doyurulmuş, elektrik yalıtımı ve su sızdırmazlığı için kullanılan kağıt.

Saymaca kağıt para : Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kâğıt para. Devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kâğıt para.

Tabak kağıt : İki yapraklı dosya kâğıdı.

Tepeli kağıt balığı : Boyları 200 cm olabilen, baş ve gövdesi gümüşi renkte olan gövde üzerinde açık gümüşi renkte benekleri bulunan, tehlike anında vücudundaki mürekkep kesesinden mürekkep salgılayan, Akdeniz ve Ege Denizi’nde dağılım gösteren bir tür.

Atık kağıt : Kullanıldıktan sonra kâğıt, karton üretimi veya kâğıt hamuru yapımında tekrar kullanılan kâğıt veya karton parçaları.

Çift kağıtlı : İki sigara kâğıdına sarılmış esrar.

Değerli kağıt : Üzerinde herhangi bir değer bulunan ve elinde bulunduranın her an yarar sağlayabileceği para.

Kaba kağıt : Bir şey sarmak için kullanılan kalın kâğıt.

Kağıt ağacı : Kâğıt dutu.

Kağıt balığı : Kâğıt balığıgillerden, gövdesi kâğıt gibi ince ve saydam, üzerinde üç siyah benek bulunan kemikli bir balık (Trachypterus trachypterus).

Kağıt dutu : Dutgillerden, Çin'de ve Japonya'da yetişen, kabuğundan kâğıt yapılmış olan bir ağaç, kâğıt ağacı (Broussenetia papyrifera).

Kağıt helvacı : Kâğıt helvası yapan veya satan kimse.

Kağıt helvası : Tekerlek biçiminde, ince, yassı ve gevrek bir helva türü.

Kağıt para : Devlet bankası tarafından piyasaya çıkarılan değeri kâğıt üzerinde belirtilen para, banknot.

Mumlu kağıt : Mürekkep geçirmeyen ve delinebilir bir dolgu maddesi emdirilmiş, mürekkebi geçiren fakat kolay delinmeyen bir cins pelürden veya lifli bir dokudan oluşturulmuş, teksir makinesinde basılacak yazıların yazıldığı kâğıt.

Yağlı kağıt : Yiyeceklerin sarılarak saklanması için kullanılan bir kâğıt türü.

Zamklı kağıt : Bir tarafı yapıştırılmak amacıyla zamklanmış kâğıt.

Diğer dillerde Kağıt anlamı nedir?

İngilizce'de Kağıt ne demek ? : papier