Tintiris nedir, Tintiris ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Güçlü ve hareketli kişi : Keleşoğlu kocamış emme, hala tintiris.

Tintiris kısaca anlamı, tanımı

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Güçlü : Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

Harek : Fasulye sırığı.

Keleş : Yiğit, cesur, bahadır. Çok yakışıklı, çok güzel. Vücut yapısı gösterişsiz. Çirkin, kötü. Kel. Güzel, yakışıklı (insan). Yiğit, temiz yürekli, kabadayı. Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Beceriksiz. [Bakınız: kelez]. Nişanlı gençlerin düğünden önce dostlarına ve akrabalarına verdikleri yemek. Keçi boynuzu reçeli. Boğa, tavlı sığır. Uzun boynuzlu sığır. Hasta, cılız, zayıf. Bodur. Cılız. Yakışıklı delikanlı; boynuzları uzun ve yukarıya doğru biçimli bir şekilde kıvrık olan besili ve yakışıklı sığır. Güzel. Yakışıklı, güzel, argosu çirkin. "yiğit, mert” ...gibi bir sıfat. Güzel, yakışıklı. Pek yakışıklı, pek güzel. Güzel, yakışıklı kimse. Kahramanmaraş kenti, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Koca : Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. Büyük, ulu. Büyük, geniş. Kocaman, iri. Yüksek. Yaşlı, ihtiyar, pir.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Emme : Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.

Hare : Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.

Kele : Boğa, tosun.

Hala : Babanın kız kardeşi, bibi.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Tinsel uyarıcılar anlamı nedir?

İngilizce'de Tinsel uyarıcılar ne demek ? : moral stimuli to labour