Titr nedir, Titr ne demek
Titr; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
Titr ile ilgili Cümleler
- Titreşiyor.
- Titriyorsun.
- Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.
- Titremelerden sonraki sıcaklık bizi mest etti.
- Titriyorsun. Üşüyor musun?
- Tom'un elleri titremeye başladı.
- Oğlu korkuyla titredi.
- Şimdiye kadar ilk kez soğuktan titredim.
- Ali zayıf ve titrek görünüyor.
- Soğuktan titriyorum.
- Ben biraz titreğim.
Titr anlamı, tanımı:
Titrek : Titreyen.
Titrek kavak : Avrupa, Kuzey Afrika, Ön Asya, Kafkasya, Sibirya, Japonya ve Türkiye'nin orman bölgelerinde yetişen, çalı veya ağaççık hâlinde bir tür kavak, acı kavak, dağ kavağı (Populus tremula).
Titrekleşme : Titrekleşmek işi.
Titrekleşmek : Titrek duruma gelmek.
Titreklik : Titrek olma durumu.
Titrem : Ton.
Titreme : Titremek işi.
Titreme gelmek : Titremeye başlamak, titremeye tutulmak.
Titremek : Birinden veya bir şeyden korkmak, korkuya kapılmak. Çok üşümek. Ses kısık ve kesik çıkmak. Kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak. Işığın aralıklı olarak gücü azalıp çoğalmak. Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapmak.
Titremleme : Titremlemek işi.
Titremlemek : Konuşmada, düşünce veya duyuştan gelen yumuşaklık ve sertlik özelliklerini belirtmek için tonları düzenlemek.
Titreşim : Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz. Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans.
Titreşim önleyici : Yapılarda hidrofor, elektrik motoru, boyler üniteleri, kalorifer kazanı vb. araçların titreşimleriyle etrafa zarar vermemeleri için yapılmış olan yalıtım, vibrasyon tecridi.
Titreşimli : Titreşim yapan veya titreşim oluşturan. Yumuşak.
Titreşimli ünsüz : Yumuşak ünsüz.
Titreşimsiz : Titreşim yapmayan veya titreşim oluşturmayan. Sert.
Titreşimsiz ünsüz : Sert ünsüz.
Titreşmek : Titreşim durumunda olmak, ihtizaz etmek. Her yanı titremek.
Titreştirme : Titreştirmek işi.
Titreştirmek : Her yanı titretmek. Titreşim durumuna getirmek.
Titretiş : Titretme işi.
Titretme : Titretmek işi.
Titretmek : Korku salmak. Titremesine yol açmak.
Titreyiş : Titreme işi.
Eli ayağı titremek : Korku, sinir vb. sebeplerle heyecanlanmak.
İçi titremek : Çok üşümek. özen göstermek. duygulanmak.
Kuyruğu titretmek : Ölmek.
Üstüne titremek : Bir şeye veya kimseye sevgi, özen göstermek.
Üzerine titremek : Üstüne titremek.
Yaprak gibi titremek : Aşırı titremek.
Yüreği titremek : Duygulanmak, endişe, korku duymak.
San : Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı. Ün. Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr.
Titrasyon : Çözelti içindeki bir maddenin derişimini bulmak için, onunla tepkime verebilen derişimi bilinen bir çözeltiden belirli hacimlerde ekleyip, tepkimenin bitim noktasını çözeltinin bazı özelliklerindeki (renk degişimi, çökme, iletkenlik v.b) değişimi gözleyerek gerçekleştirilen bir analiz yöntemi. Bir solüsyonun belli bir ölçüye göre ayarlanması. Konsantrasyonu bilinen bir çözeltiyle bilinmeyen bir çözeltinin eşdeğerlik noktasına kadar karışımını sağlayarak harcanan standart çözelti miktarından konsantrasyonu bilinmeyen çözeltinin konsantrasyonunun bulunması yöntemi. Belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısını belirlemek için gerçekleştirilen deney.
Titrasyon asiditesi : Asitlik değeri.
Titrasyon eğrisi : 1.Titrasyonda, eklenen çözelti hacmine karşı çözelti pHsının grafiği; 2.Bir asit- baz titrasyonunda pHnın nasıl değiştiğini gösteren ve titrasyonun eşdeğerlik noktasını (dönüm noktası) saptamakta kullanılan eğri. Bir asidin titrasyonu sırasında eklenen eşit miktardaki baza karşılık gelen pH eğrisi. Bir asidin titrasyonu esnasında eklenen eşit miktardaki baza karşılık gelen pH değişim eğrisi.
Titrasyon hatası : Eşdeğerlik noktasına ulaşmak için gerekli titrant hacmi ile dönüm noktasına ulaşmak için harcanan titrant hacmi arasındaki fark.
Titratör : Titrasyonların otomatik olarak yapıldığı bir alet.
Titre : 1.Titrasyon ile tayin edilen çözelti içinde çözünmüş maddelerin derişimi, 2.Standart çözeltideki bileşik veya elementin g/mL cinsinden değeri, 3.Hidrolizlenen yağ asitlerinin sabunlaşma noktası. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin hâlen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. Bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı.
Titre etmek : (titrilemek) (kimya)
Titrek penalama : Bir telin çok sık aralıklarla ve olabildiğince hızlı şekilde çift yönlü olarak penalanması.
Titrek sinek : Titrer sinek.
Titrek tüycükler : Silyum.


Bu kısımda Titr nedir? Titr ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Titr tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Titr hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.